14 Mayıs 2018 Pazartesi

KARA MİZAH SİYASETİ

KARA MİZAH SİYASETİ
 
Zaten bu memlekette siyaseten doğru görünen ne varsa kara mizahın asli konusudur. Siyasi açıdan doğru olmayanları ise mizahın. Millet eğrisine doğrusuna bakmadan topuna şaka der. Moda alışkanlıkla kamera şakası der geçer. Sonra her şey unutulur. Unutur gider…
 
Ve mizahla başlayıp yol alan paragraflarda, kara mizah konusu ne varsa inceden teğet geçeceği söylense de, geçmese de, ezip geçse de muhakemesi yapılmaz. Muhalefet içeriklilerin tamamı mahkemeye verilecek yazılara dönüşür. Sözde vatanperverin biri gelişigüzel sokma akılla bu vatan düşmanlığıdır, yazanı da vatan düşmanıdır diye şikâyet eder. Yani eskilerin deyimiyle jurnaller. İspiyonlar. Gammazlar. Sanki gamalı haç serpilmiştir yaslı gönüllere. Zerre acıma hissi kalmaz. Bu şaşkın kalabalıkta kimin düdük çaldığı da anlaşılmaz. Tez elden toplama kampları kurulur.
 
Düdüğü yanlış çalanlar veya yanlış çalıp doğrulatan ve doğrulayanlar mahkemede bitecek yazılara elbette müdahil olurlar. Sonra da konuk manken olurlar. Kara takımlı, karanlık gözlüklü bu âdemler, üç paraya resmen makineleşenler daha kederlenme fırsatı bile bulamayanlara kaynarlar. Kaypakça kötü kader işler. Gün batımından gün doğumuna kadar kaşla göz arası ne kadar mizah ustası ve millet yiğidi varsa toplanırlar. Sürülürler. Süründürülürler.
 
Asap bozan bu başıbozuklukta mizah ötesi kara mizah berisi otuzaltı kırkiki kuzey paralel ve yirmialtı kırkbeş doğu meridyenine kaç milyon adem, badem, arab, eklenir o hiç önemsenmez. Oysa bilhassa bu konuda bile sürgüne gönderilen ve boğaza takılan öyle laflar vardır ki bir türlü söylenemez. Evlat acısı gibi koyan olaylar, kıssadan hisseler olsa bile.
 
Hisseli harikalar kampanyasının mizah yüklenmiş hali günlük faaliyetleri yeniden yönlendirir.  En yaşanmayacak olanların her daim yaşanması ise kara mizah. Öyle ki her dem acıtır yürekleri…
 
Kara mizah siyasetçilerinin düzenlediği biz yoksak yansın dünya karnavalıdır. Bu yüzden etliye sütlüye karışanlar işi bozacağından önce onlar toplanır. Hizaya çekilir. Her bağbozumunda melankoli derecesinde ve kara mizah içeren davetlerle devam ettirilmeye çalışılan iktidar erki de bocalar. Aldırmazlık kutsal değerler sorgulandıkça artar. Artsa da azalsa da yaşama tutunabilmek zorlaşır. Kutular açılır içinden taş plaklar çıkar. Pikabın iğnesi değince uzunçalarlar dönmeye başlar. Ve çalarlar. Al sana mizah, kara mizah. Kara mizah siyaseti.
 
Bu bozuk düzende bu ne klan bu ne yalan kimse aldırmaz, üzerine alınmaz. Yürür kervan, büyür mizah, güldürür kara mizah. Siyasetçileri ise güncele ve gündeme denk, kısa ve uzun vadeli ana stratejilerle hedeflere ulaşmanın komik yollarını arar. Yorumların ve forumların mizah dozu arttıkça kara mizah siyasetçileri de sözde politik birikim ve bilinçli tavırlılıklarını sıralarlar. Ve geleceğe ilişkin projelerin havada kalmasına kimse aldırmaz. En gülünç yan da budur işte.
 
Sonuçta kara mizah yüklü danışma programlarına dönüşür ortam. Halkı üzdükçe üzen bu kara mizahçı siyaset anlayışı sınırlı sınırsız bilgilerle gölgesinde ne varsa karartır. Eğrisi doğrusu, yanlışı yalanı usta ellerde kara mizaha malzeme olur. Hayatta olmaz denilenler ise mizaha. Komik derecedeki hassaslık ise gülme duygusunu depolar. En uyanmazları uyandıran da odur.
 
Zamanı gelince de asla izahı olmayan mizahla başlayıp mizahla biten büyük karanlık kendi siyasetçilerini komikleştirir.
 
Söz millette; Millet kara mizah siyaseti ve siyasetçilerini oylayacak…

Hiç yorum yok: