8 Nisan 2018 Pazar

İKTİSADİ PAKETLER PİMİ ÇEKİLMİŞ BOMBADIR; 5 NİSAN DA…

İKTİSADİ PAKETLER PİMİ ÇEKİLMİŞ BOMBADIR; 5 NİSAN DA…

Aradan tam tamına yirmi beş yıla yakın zaman geçmiş. Bu gün o yılları pek az kişi anımsar. Oysa bilenler bilir ve iyice demodeleşen bu yeni memleketin temelleri 5 Nisan günü atılmıştır denilse hiç de yanlış olmaz. Meşhur 5 Nisan ekonomik paketi kararları bir makalede anlatılamayacak denli girift ilişkileri de barındırır. 5 Nisan; üzerine nice tezler, nice yazılacak kitaplar hak eden yüzlerce yıllık bir gerileyişin ilk adımıdır…

Gün gelir ve TC’nin 50. Hükümetinin Başbakanı Hanımefendi; 5 Nisan ekonomik önlemler paketini halka Ekonomik Kurtuluş Savaşı, 2. Kurtuluş Savaşı diye tanıtır. Canlı cansız televizyon yayınlarda halktan her kesimden yediden yetmişe özveri ister. Özveri süresi ilk etapta üç ay olarak belirlenmiştir. Sonrası belirsizdir. Yani üç ay sonraki hedef ilk etap tutum ve tavrın uygulanırlığı ve geçirgenliğine bağlanmıştır. Hanımefendi durumu ‘bu günden kestirmek olası değil’ diye açıklar.

Kestirmek zor der ama; iğneden ipliğe zam, aşırı özelleştirme, patlayan devalüasyon, her şeye vergi gibi çeşitli yaptırımları kapsayan 5 nisan paket balonu üç ay içinde patlar. Ekonomi ve ülke siyaseti en az üç yıl sürecek, etkileri ise on yıllarca derinden hissedilecek bir yağmaya tutulur. Yani tutmaz tedbirler. Tüm beklentiler boşa çıkar. Çok kısa zamanda batan batar, çıkan çıkar, bir gecede bitenler ile bir gecede bitlenenler olur. Ve gayri safi hâsıla açığı %22, yıllık enflasyon %125’i bulur. Yılsonunda işini kaybedenler 350 bini geçer.

Bu sözde Ekonomik Kurtuluş Savaşı liboş Başkomutanını da değiştirir. Social demokrat Başkomutan yardımcısını da koltuğundan eder.

Ve sonra her seferinde olduğu gibi isyan başlar. 5 Nisan’a her telden, her renkten, her dilden gecikmiş isyan güncellenir…

5 Nisan’ın özü üç beş maddede gizlidir aslında. Büyük sermaye tarafından dayatılan özelleştirme, işçi memur zamlarında artış yapmama, tarım politikasını tersine çevirme ve iğneden ipliğe zamlar…

Bu doğrultuda Erdemir, Tüpraş, Petrol Ofisi, THY, Petkim, Turban, Deniz Nakliyat, yılsonuna kadar, TEK, PTT, 95’te Sümerbank, Etibank en hızlı biçimde özelleştirme kapsamına alınır ve yok pahasına satılır. Ayrıca sözleşmeli sözleşmesiz personelin ücretleri düşük tutulur. Görüntüde personel alımları durdurulur. Geçişler yavaşlatılır. Taşıt alımı ve kullanımı sınırlanır. Yurtdışı kadrolar azaltılır…

Tarımda uygulanan destekleme daraltılır. Fındık, tütün, çay, hububat, şekerpancarı ve birçok tarımsal ürüne egemen güçlerin direktifiyle kotalar getirilir. Taban fiyatlar tarih olur, Birlikler çöker…

Sözde üç ay ve sonrasında en az 38 trilyonluk getirisi olan bir ekonomik istikrar paketidir 5Nisan. Ama paket, paketi getirenlerin elinde patlar. Onları da paketleyiverir. Ve halk canından bezer...

Aslında anlık akılla tutulan yolun sonudur meselenin özü. 5 Nisan’dan iki hafta önce 18 Şubat 94’te Başbakan Hanım Brüksel’de kovboyların Başkanı Klinton ile görüşür. Bu görüşmenin hemen peşine basına bir gizli mektup sızar veya sızdırılır. Mektupta Kovboy Klinton’dan Hanımefendiye sıkı öğütler ve ince mesajlar yer alır.
 
Dipnotunda ise ‘beklediğiniz kredi çıktı, bir an önce Dünya Bankası ile temasa geçin’ yazar.

Hanımefendi bu yağmacı öğütlere hiç vakit kaybetmeden uyar. Önce uydurma ve uyutucu 5 Nisan paketi patlatılır. 14 Nisan’da Başbakan Hanımefendi Amarika’ya uçar. IMF ve Dünya Bankası ile masaya oturur. Saçmalık yüklü standbayı imzalar ve döner. Halka dayatılan zammın, zulmün, faşizmin karşılığı mükâfat kredileri kapar.

Şimdi böylesine basit yazılıp yorumlanabilen ama izleri asla silinemez, derin ilişkiler ve kapalı kapı arkası anlaşmalar ve yeni siyasal süreçler içeren 5 Nisan kararları görünürde Kurtuluş Savaşı masalıyla bir güzel tezgâhlanır.

Yani ileride bedelini kimin ödeyeceği besbelli ve sadece üç beş kuruşluk krediyi almayı öngören ve memleketi daha da borçlandıran patlak bir pakettir 5 Nisan. Veya kimin elinde patlayacağı belirsiz iktisadi paket ambalajında pimi çekilmiş bombadır.

Her seferine yapıldığı gibi 5 Nisan da ekonomi yenilenmeden, mevcut yapılar korunarak, esaslı rötuşlarla rayına oturtulmadan sadece günü kurtarmaya çalışılmıştır. Her ekonomik tedbir bir askeri darbeyi getirdiği halde bu kez sivil darbeler ile yetinilmiş ve bu kara günlere gelinmiştir.

Bu 
arada gözden kaçan 5 Nisan ve devamındaki ekonomik uygulamalarla borç ilk on yılda iki yüzlere, son on yılda ise iki yüzlerden beş altı yüzlere çıkarılmasıdır…

Gelinen gün itibariyle iyice anlaşılmıştır ki 5 Nisan ve benzeri tüm iktisadi paketler aslında pimi çekilmiş bombadır…

Hiç yorum yok: