5 Şubat 2017 Pazar

GLADYO-TÖRCÜ…

GLADYO-TÖRCÜ…

Şu fakir memleket elbette her zaman böylesine benzer, artık yeter bir sona doğru sürüklenir. Son gayret, gidişat önlenemez ise daha beterine de sürüklenecek. Çünkü her şey geçmişte, geçmişin çözülemeyen karanlığında gizli. Gizli derin devlet yapılanmasında…

On yıllarca gladyo kontgerilla namıyla iki tarafı keskin bıçak derin devlet yapılanması şu bereketli topraklarda bir türlü aşılamadı. Gladyo dün başkalarını bu gün bambaşkalarını kullanarak devlet içerisinde gladyatör acımasızlığıyla daima bir katı direniş ortaya koydu.  Devlet içinde devlet olma devamını sağladı.

Gladyo fasa fiso nedenlerle sol karşıtı gücün tarafı ve tetikçisi olarak şu memleket içinde, devlet içinde yuvalandı. Yuvalandırıldı. Ve yavruladıkça yavruladı. Üremesine izin verildi. Yavrular, yavrular yavrulamaz yıllar içinde güçlendi, güçlendirildi. Arada keşfedildiği de oldu ama devlet çıplak yakalanacağından korktu. Ya Gladyo baskın çıktığından ya da derine dalmış kimileri çekindiğinden ipuçlarının üstü hemen örtüldü. Zaten aşk sandığın kadar değil yandığın kadardır. Duvardan bir tuğla olsun çekilemedi.

Çember her daraldığında akıllara ürkü dağıtıldı veya gözler dağlandı. Çözülenler, organize ilişkileri açığa düşenler veya işleri sarpa saptıranlar unutturuldu, unutuldu. Unutmayanların, üstünü örtmeyenlerin ise hali malum. Ya yersen, anlamsız yer biçim kazalar ya da kuytu köşelerde cansız bedenler. Faili meçhul bulunmalar. Bir şekilde sonlandırıldı mesele.

En bariz iş solun dibi kazındı. Sol her yükselişe tırmanışa geçtiğinde olmadık işlerle uğraştırıldı. Sol ve solcu kadrolar ile resmen uğraşıldı. Toplumda güven kaybına neden olacak vakalar tezgâhlandı. Kazandibi gladyo-tör yavrular kumarı hep kazandı. Döneme göre uyanların ve uyuyanların önü açıldı, sağ selamet bırakıldı. Son yıllar itibariyle bakıldığında memlekette Gladyo halen var. Var mıdır sorusuna bile hiç gerek yok. Memleketin sağlığı esenliği için hep görev başında, masa başındalar. Evet var. Velev ki sol kazanmasın, iktidara gelmesin. Budur birincil gaye. Gerçi son on yıllarda at izi it izine karıştı, karıştırıldı ama burada da büyük olasılıkla sonu hesaplanmış birçok senaryoları vardır.

Çünkü yurtta ve bölgede yenidünya düzeni çöktü, ılımlı İslam modeli de tutmadı. Kapitalizme göbekten bağımlı liboş ekonomi politikaları da battı. Dinci güruh durduk yerde göz göre göre marjinalleşti. Veya marjınalleştirildi. Aklı din mezhep bazlı yıkananlar kardeşkanı içmeye alıştırıldı. İşte tam bu kaotik aşamada şu fakir memlekette Gladyo meselesi tekrar değerlendirilmesi gereken bir konudur. Gladyonun alnı secdeye değeni de bir, eli kutsal hazineye uzananı da. Eli silah tutanı da bir kalem tutanı da. Ayıklanmalıdırlar devlet içinde konuşlandıkları yerlerden.

Nedir ki gladyo; “Gladyo için Nazi eskisi faşistler ile CIA'nın kurduğu anti-komünist bir teşkilatlanma denilebilir. Model soğuk savaş döneminde tüm NATO ülkelerinde mutlaka kurulmuştur. Şu fakir memleket de es geçilmemiştir kesinlikle. Böylece ülkelerde bürokrasi, istihbarat, askeri ve devlet yönetimi ABD'nin tekeline geçmiştir. Geçmese de güdümüne ve emrine girmiştir. Bilindik şekli ülkelerin solcularına karşı sözde sivil toplu tüfekli teşkilatlanmadır. Sol kitlesel başarılar kazandıkça Gladyo ile birlikte bu sivil güçler anında devreye sokulmuştur. Olmadık acılar yaşanmıştır. Daima solun önü kesilmiş ve sol hırpalanmıştır.  Öyle ki sol güçlendikçe karanlık plan siyasal cinayetlerden, kitlesel katliamlara kadar vardırılmıştır. Vahşi durumlar yaşanmasından yaşatılmasından asla çekinilmemiştir. Hatta son aşamasında askeri faşist darbelerle toplum gerileştirilmiş ve büyük gücün koşullandırmalarına yatkın biçimde dizayn edilmiştir...” Kim ne diyora bakılmaz, diyar diyar Gladyo işte budur.

Demir perde-doğu blokunun dağılması, duvarların yıkılması ile Gladyo açığa düştü. Gladyonun kullandığı şablonların tamamı gizliliğini kaybetti. Şeması şaşırttı. Kafaları karıştırdı. Kısa sürede tüm Avrupa temizlendi. Umulmadık, en ciddi kimliklerin dahi gizli görevler üstlendiği afişe oldu. Avrupa’da küçük büyük bütün ülkelerde siyaset ve toplum Gladyo-törsüz hale getirildi.

Gladyo belki de öylesine amatör işler çevirmesine karşın bir tek şu fakir memlekette açık verdi de, vermedi. Açığa düştü de, düşmedi. Kim neden saklar, devlet içinde derin devleti kim niye korur hala muamma. Hangi tip iktidar gelse gladyo işlerini, kâğıttan gemilerini yüzdürüyor. Hem de Deniz bitti, kara gitti dünyasında bile umursamazca. Garantörü kim bunun, garnitürü neler kafa yoranı yok. Konu belli aslında ama değil. Hala belli oyunlar oynanıyor, nicesi de oynanabilir. Dur durak yok, durduran yok. Daima bir huzursuzluk ortamı ve tam belirsizlik. Tam bitti derken bambaşka bir gündem gladyo-törcülüğü.

Etnik ve mezhepsel farklılıklar, kültürel çeşitlilik kaşındıkça toplum hızla yozlaşıyor. Yozlaşı arttıkça bağlar zayıflıyor. Kaos yaklaşırken, kapitalin yeri yurdu değişirken yeni laboratuvarlar ve daha gizli çalışmalar kotarılıyor. Ve eksikli gedikli planlar. Sömürgeci baronlara açık çek vermeler. Tam demokrasi, şeffaf devlet, özgür toplum, yolsuzlukla mücadele, insan hakları istendiğinde, daha istem belirdiğinde veya eylemler keskinleştiğinde devlet içinde devlet kara gözlü gladyo ortaya çıkıyor. Her seferinde mevcut iktidar adına bileti kesiyor. Veya Gladyo mucitleri saklanıyor, gladyo-törcükler uluorta ahkâm kesiyor. Tarafı açıkça belli bir gözlemcilik yapılıyor ve büyük güç tarafından düğmeye basılıyor. Yani tüm muhalif yapılar, sol yapılanmalar hala güç kullanılarak sindiriliyor.

Peki, Gladyo buysa, şimdi kimin hizmetinde veya kimler hizmetinde, kime destek sunuyor veya kimlerden destek alıyor öğrenmek lazım. Memleketin geleceği için bu sıcak teması kesmek veya bitirmek şart. Yoksa tarih yine tekerrür eder.


O yüzden her şeye rağmen, gladyosuna, gladyo-törcülere, gladyotörcüklere rağmen zor da olsa şu fakir memlekette hayırlı bir çıkış güncellenmelidir. Aksi takdirde eski günler çok çok özlenir. O hale gelinir…

Hiç yorum yok: