13 Nisan 2017 Perşembe

HAYIRLI DÜŞÜŞ…

HAYIRLI DÜŞÜŞ…
 
Hayatta düş görmem görmedim diyenler bile, yalana hacet yok kısa veya uzun ömürlerinde mutlaka o düşü bir kez olsun görmüşlerdir. Bir düşüş düşüdür o. Ve anında uyanılır; “ Önce kanat takmadan, şaşırtan pozisyonda mavi gökte süzüldükçe süzülür insan. Gidip de göremediği nereleri varsa, özlemlerine koşut bir kuş misali uçar ve görür. En ince ayrıntılarına kadar yaşar âlemi. Sonra aniden bir sekteye gelir ve düşüş başlar. Hız arttıkça artar. Yerçekimi galip gelir. Korku sarar benliği. Yeryüzü koca bir deniz veya asfaltla kaplanmış beton denizi olur. Tam serçe parmağın ucu değecekken acı gerçekliğe ter içinde uyanılır…”
 
Ve hayat kaldığı yerden devam eder…
 
İşte o düşüş anları her şeyi aniden kaybetmektir. Ölüp dirilmektir yeniden, doğmaktır. Hararetli nice düşmanlıkları savuşturur o düşme anındaki dualar. Kim böylesi bir düşe yakalanırsa düşenin elinde kalır izli mermi. Patlar. Gönüller uslanır ve gök çatı sanki yıkılır. Yeryüzünde açılan o eşsiz manzara gıcırtı ile kapanır. Yer yarılır. Can veren toprak deniz olur veya betonlaşır. Can alır. İçi göçmüş kırık dal misali kırılır hayatın ahengi. Düş biter.
 
O saliselik zamanda hayatın bir köşesinde saklı keşkelerle bezeli pembe anılar ve sırça köşkler de kaybolur. Hayatın gerçekleriyle yüzleşmektir görülen. Anlık da olsa ayılınır. Tek tük ve tüm istek o kara lekeyi düşlerden silmek ve ebediyen kaldırmaktır. Unutmaktır o düşüş anını. Ömür boyu bir kez olsun akıl başa devşirildiğinde tüm bunları görmektir ve düşlerden uyanmaktır mesele. Geç veya erken ama tam anında uyanmak.
 
Ayılınca hissedilen ise kızıl yıldızlı bir gece ve en parlak şekliyle dağ tepe dağılan aydır. Ve suya yazılan bu düşüştür. Hayırlı bir düşüştü repliğidir akla çakılan. İşte bu denize veya kapkara betona çakılış anıdır tüm uyur gezerleri aniden uyandıran…
 
Tüm aşırı sallamalar, salgı bezlerini aşırı çalıştıran salgılar uçsuz bucaksız menzilden denize kadardır sadece. Akar ayarsız gece pas renginde ve pusar insan çığ gibi düşüş başladığında. Somun ekmeği sıcağı düşer akıllara. O andan sonra ne yapılsa nafiledir. Sırtüstü veya yüzüstü ne yatılabilir ne de uyunabilir. düş korkağı olanın hatırladığı tek kare ölümdür.
 
Ölümsüzlüğe kapılıp günlük ihtiyaçlarını robot gibi giderenlerin bu düş eteğine bir kere yapışınca öyledir veya böyledir ama delirme ve korkma üzerine biçimlenir hayatlar. Sicim nedir sicil nedir öğrenilir. Sakinleşilir. Ve oya oya nakış gibi işlenir kuma çizilen karmakarışık desenler. Düşler de saklıdır her şey. Sürekli değişen ise eslere ve seslere göre biçimlenen düşüştür. Çok renklidir düşler. çok küçük yaşlardan beri gizlenir düşüş. Ve tek renge bağlanır tüm renkler.
 
Bu düşler aleminde maksat ne olursa olsun ilk uyananlardan olmaktır marifet. İlle de ortaçağ yalanlarına kanmamaktır. Unutmamak gerekir bazen esli fesli festivallerin kesileceğini. Düşler, en içten dilekler bir yana aklın şehri terk etmek üzerine biçimlendiğini. Direnmek üzerine yüreklenildiğini. Yürür gider çağlar, bandolar mevsiminde. Ustan dillerden dökülenler çocukların ellerindeki kağıt bayraklar da bulur yankısını. Eski yamak giysileri dolaşır kıyı köşe. Beddualar titretir bedenleri. Ülkü travmaları ürkütür hevesleri. Sözde korkunç cezalandırma sürecidir bal kaymak çağlayanlardan dökülen. Beynin en zalim hücresidir niyet kutularını açık bırakan. Ve düş bozulur.
 
Düş öyle bir düş ve düşüş öyle belirgindir ki hiçbir şey göründüğü gibi olmaz artık. Kesinleşir yoldan çıkmışlık. Solumaya göre değişir balık çıkmasındaki çürük havalar. Tozar solucan deliği. Ne yapsam olur mu eksikliğidir düşlerden uyanış. Mavimsi dakikalar ve ihtişamlı hayatlar bir bir çöker. Hayırla dolar ışığın karardığı, yangının söndüğü düşler. Ve budalaca bir organizeye boyun eğmemek adına şekillenir kıyasıya savunu.
 
Doğa en esaslı düşüş şamarını çaktı mı bir kere kendisini garip görenler de geleceğini görür. Görüp göreceği bu kadar olsa da içten içe rahatlanır. Sevgisel ve sezgisel bir yok oluş girdabına düşer saltanat. Oysa yürekten duyulan düşüşe hazırlanıştan öte hayata canlanmadır. Yani tek perdelik bir oyundur düş penceresinden bakılan. Düşüş anında uyanıldığında ise cansiperane kapışma başlar. Dualar düşüş sırasını bekleyenlere değerli bilgiler sunar.
 
Malum kanunsuzluğu doğanın kanunlarına da uydurmak gerekir. Ama uymaz. Hayırlısıyla her şeyi aniden kazanmaktır, düşüş ve ölmeden dirilmek. Unutulmamalı ki dirilip yeniden ölmek de vardır hayatta.
 
İşte o zaman hayatta düş görmem görmedim diyenler de düşüşü hayırlısıyla görür…       

Hiç yorum yok: