23 Mayıs 2019 Perşembe

EKONOMİ GÜZEL OLACAK MI?


Memleket ekonomisi böylesine dip yaparak giderse lafta övünç kaynağı Partili Cumhurbaşkanlığı rejimi sanki pek yakında hukuken tartışılır hale gelecek... 

Aslında bu kadar kısa zamanda zemine çakılma beklenen bir durum değil gibi görünse de acı gerçek bu. Memleketin yönetim şekli kurum, kurullar ve kurallar çerçevesinde değişeli tam bir yıl oldu. Bir yılda  bu sonuç.

Yani 24 Haziran 2018 seçimlerinden bu yana tablo daha da ağırlaştı.  Verilen tüm sözler ve vaatlere rağmen kendi yönetimleri yüzünden oluşan, sözde geçmişten gelen ve bu süre zarfındaki büyük kusurlar doları 3.60 liradan 6. küsurlara fırlattı. Lira döviz karşısında resmen eridi.

Şimdi 23 Haziran'da inadına bir seçim yenilemesi var. Ekonomistler tarafından, seçim mevcut genel iktidar lehine sonuçlanırsa hemen seçim sonrası doların daha da artarak yıl sonuna dek onbir lirayı göreceğine vurgu yapılıyor. Bir değişim yaşanırsa memleket biraz olsun nefes alacak deniliyor.

Yok bu kadar da olmaz diyenler ise sadece körleme ve besleme rejim yanlıları. Yangını hissedenler ise çıkış peşinde...

Diğer yandan mevcut iktidar hazırladığı ekonomik program da bu yılın bütçe açığını 81 milyar lira olarak öngörmüştü. Daha ilk dört ayda bütçe açığı 36 milyardan fazla. Hem de Merkez Bankası'ndan Hazine'ye 40 milyar avansa rağmen açık bu.  Yani yıl sonunda hedeflenenin iki katına ulaşan bir bütçe açığı söz konusu.

Ekonomi çevrelerinde seçim öncesi Merkez Bankası'nın ihtiyaç akçası olarak kasasında tuttuğu kırk milyarın da hazineye aktarılacağı söyleniyor. Seçimde de o meblağ biter. Demek ki dört aylık dönemler itibariyle bütçe açığını 30-40 milyar seviyesinde tutmak için en az iki adet kırk milyara daha ihtiyaç var.

Hemen seçim sonrası elde ne kalır sorusuna; karşılıksız para basımı, liranın dövize değer kaybetmesi, hiper enflasyon, ekonomik kara delik, derinleşen kriz ve yeni rejimden dönüş vebenzeri yanıtları veriliyor...

Durum bu kadar vahim olunca  mevcut iktidar her şeye rağmen iktidarda kalabilmek için gözünü epeyce karartmış halde. Ve millet gelişmelerin yeni yeni farkında olmaya başladı. Öyle ki Partili Cumhurbaşkanlığı rejiminde millete ait kaynakların kurutulduğu, meclisin, hukukun, temel kuralların, kurumsal yapının, ortak değerlerin ve cumhuriyet tarihinin yok sayıldığı açıkça görüldü.

O yüzden 23 Haziran seçimi bir yerel seçimden çok memleket geleceğine yön verecek bir seçim konumunda.

Eğer ekonomi böyle giderse ki böyle gidecek görünüyor, daha güzel olacak karşıt sloganı tutmayacak ve seçimde Partili Cumhurbaşkanlığı rejimi hiç ummadığı bir kayıp daha yaşayacak. Kapanmaz bir yara alacak.

Ve görülecek ekonomi başta her şey çok daha güzel olacak mı, olmayacak mı?...

Hiç yorum yok: