31 Aralık 2016 Cumartesi

ÇOKBİLMİŞLERİN YILI; 2017…

ÇOKBİLMİŞLERİN YILI; 2017…
 
Yıl içinde gün güne yaptığımız gibi her yılsonunda da her attığımız adımın muhasebesini yaparız. Çokbilmişler bizi hazretlerden ne İsa'ya ne Musa'ya yaranabildi ne de Muhammed'e görürler ve söylerler ama işin aslı hiç de öyle değil. Çıkan bilançoya göre öyle olmadığımızı biliyor, görüyor ve inanıyoruz. Ayrıca kime ne…
 
Çokbilmişler için yarın 2017. Bize göre 2016 bitiyor, iyi ki de bitiyor. Gerçi 2016’nın gelişi 2015’ten belliydi. 2017'de yaşanacaklar ise 2016'dan belli. Belki de daha beter bir yıl bekliyor şu fakir memleketi. Çünkü ileri gittik diye sevine şişine daha da geriledik sanki. Daha da gerileyeceğiz galiba. Yani hepten gerici bir evrilme yaşıyor evren.
 
Zalim 2016'nın şu son günleri karakış burnunun ucunu şöyle bir gösterdi, memlekette elektrik yok, doğalgaz var ama tek başına işe yaramıyor. Buz kesti haneler. On yıllar öncesine döndü memleket. Üstelik ince ince bir kar yağıyor fakirlerin üstüne…
 
Onca gün, koca yıl yazdık çizdik karaladık okuyan yok. En söylenmezleri bile söyledikçe söyledik duyan yok. Yine de yılmadan sürdüreceğiz bu kara sevdayı. Geçen yıllarda özellikle yılsonunda yeni yıla iyi dilekler yolladık hepsi boşa gitti. Elbette 2016'nın bu son gününde iyi temennilerde bulunmak istiyor insan.
 
Ancak yeter artık diyeceğiz…
 
Ve alışılageldik yılsonu yeni yıl başlangıcı temennilerinde bulunmayacağız. Bu yılsonunda 2017 adına tüm iyi dileklerimizi saklı tutuyoruz. Ne olacaksa olsun, 2016’dan daha beter olacak değil ya diyerek susacağız. Belki ileriki yıllara da taşabilir bu kesin kararlılığımız. Barış, huzur, mutluluk vesaire kim kime ne dilerse dilesin. Biz dilemeyeceğiz. Dilemeyeceğiz çünkü 2017 daha girmeden hükmünü aynen sürdüreceğini gösterdi bile. Bile bile lades de bir yere kadar.
 
Kötü fena geçeceği şimdiden besbelli 2017'de azgın kullara yaranmak yerine, Yaradan’a sığınıp mücadeleye devam edeceğiz…
 
Demek ki bize yine protest nostalji kasetleri dinlemek düşecek. Dinleyeceğiz ve protest olacağız. Aklı sıra milletle kaset saranlara inat ilahi formatında şiirler ve şarkılara mesafeli duracağız. O formata âşık olanlar devam etsinler keyiflerine. Biz keyfekeder konuları irdeleyeceğiz. Kapkara gecelerin kimin suratına çatlatacağını bekleyeceğiz. Hiç belli olmaz ışık canavarı yine çetinceviz geceleri yuttum sanacak, kanacak ve yanılacak. Çokbilmişler yanılacak, biz yanacaksak eğer yanacağız. Dayanırız dayanacağız. Harcamak ve harcanmak üzere kurgulanacaksa bu yeni yıl kurulsun varsın. Biz de protestolarla harmanlanırız…
 
Madem yeni yıl için iyi dilekte bulunmayacağız o halde boş geçmeyelim şu son dakikaları. Yıllardır dini bir gelenekmiş ve marifetmiş gibi sokaklarda sahnelenen bir oyuna dokunalım. Yalandan yaranmak yerine de Yaradan’a sığınıp gerçeklere odaklanalım…                        
 
Öyle veya böyle geçip giden elli küsur yıla bakıyoruz da ortak bir kader paylaşıyoruz sanki bu hasretlerle. İsa, Musa, Muhammed ve diğerleri onca özveriye karşılık yaranamadı gitti şu sıradan insanlara. Yaranamadılar sadece yaralandılar. Biz kimiz ki ‘Bir Garip Bencileyin’ yaranacağız sıradanlara.
 
Hepsi bir yana biri var ki kurtaramadı yakasını şu sıradanlardan…
 
Her yeni yıl öncesi şu rabıtasız memlekette İsa’ya reva görülenlere ne demeli. Hazretin öldürülüp öldürülmediği bile muamma. Son kez dünyaya dönüp dönmeyeceği açık seçik. Ama Müslüm'ü gayrimüslimi onu yeryüzüne indirme gayretinde. Çoluk çocuğa karıştıranlar bile var. Binbir türlü ihanetler, safsatalar bir yanda, diğer yanda gencecik kızlar dünyadan elini eteğini çekmişler yolunu gözlüyorlar.
 
Dini bilmez değiliz, kitabını da yazacağız yakında. Ancak dini hakkınca bilmeyenlerden de Yaradan’a sığınıp dosdoğruları sıralarız…
 
Kendini yirmi beş bin hazrete inanan son kitap ehlinden sayanlar ve büyüğe Muhammet, ortancaya İsa, küçüğüne Musa ismini Ezan ile birlikte evladının kulağına fısıldayanlar ne oluyor topunuza. Her yeni yıl arifesi tırnak içinde yılbaşı veya noelde elde icraata uydurulmuş metinler bu yola dökülmeler de neyin nesi. Kimin nesi kimin fesi, neyin aklı kimin nefesi. Kutsal metnin dışında sözler aranarak Hazretin 2017 yıl önceki doğumuna, ‘Olduran ve Doğurtan’ gücün hikmetine suistimaller ne için. Resmen doğduğuna pişman ettiler hazreti ve 2017 yıldır da sürüyor yanlış üstüne yanlış.
 
İster doğumu olsun ister olmasın ki yılsonu ile yılbaşı Hazretin doğumu değil aslında ama her sene sergilenen bu parodi hangi dinin değme versiyonu. Birbirinden ıstıraplı, acı içinde geçen yılı neşeyle, gülerek, eğlenerek uğurlamayı günah saymak ise mesele bir nebze anlaşılabilir. Yine de şahsa ve vicdana özel bir konudur kimseyi de ırgalamaz. Yok, senede bir gün olsun eğlenmek gülmek ve neşelenmek karşıtlığı değilse asıl mesele işte bu anlaşılmaz. Anlatılamaz, maazallah daha da ayıp ve daha da günah sanki.  
 
Ey çokbilmiş muhteremler şu fakir memlekette zaten din adına yığınla çözülmemiş karşılıklar var. Çözülecek gibi de görünmüyor zaten. Her şey karman çorman edilmiş, Yaradan’ın istediklerini yayma görevi yüzünden çarmıha dahi gerilmiş Hazreti sıradanlaştırmak peşine düşülüyor. Bu kimsenin dini tekelinde değil ve olamaz da. Sanki koca Hazret sıradan kullardan daha yakın değil ‘Rahman ve Rahim Olana’.  Çokbilmişler ölçmüşler biçmişler mesafeyi çıkmışlar meydana.
 
Yahu, bu dini ne bilmezliktir, ne aymazlıktır, bu ne gaflettir diyen gerçek bir din adamı çıkmıyor şu yoksul memlekette. Son kutsal kitapta defaatle adı geçer bir hazrettir, her yılbaşı öncesi ve sonrası son dinin mensupları olarak İsa'nın doğum günü kutlamak günahtır demekte günahtır diyemiyor maalesef.                       
 
Gerçi bir doğum günü kutlaması değil fındık fıstık çerez ile süslenen bir yılsonu müsameresi bir seramoni ama çokbilmişlerin işine böyle geliyor. Diyelim ki öyle olsun, doğum günü olsun değil mi ki bu hazret seçilmiş kuldur, sıradanların anlayamayacağı ve hayal bile edemeyeceği uzak ara değerlidir. Tanrı katında müstesna yeri vardır. Yanlışa gitmez mi doğum gününde hazreti yaralamak.
 
Ayrıca dünyada var olan din zaten Onun yaymaya çalıştığı din değil, değildir. Ömrü de vefa etmemiştir görevini sonlandırmaya. Evet, kitabı tahrif edilmiş, dini de bozulmuştur. Öyle olmasa zaten son din de olmazdı. O halde Hazrete bu sahte ve softa düşmanlık nedir, niyedir. Son dine mensup olmak Hazretin doğduğu gün ise eğer yılın son gününde onu hayırla, vefa ile anmaya engel midir?

Madem eğlence ıvır zıvır istenmiyor Hazreti son dinin dini motiflerine uygun yöntemlerle dua ile hu ile Yaradan’a secde sonrası yakarışla yad etmek neden akla gelmez, getirilmez. Huşu içinde böylesi bir divanelik gerçekleştirilir ise günah bunun neresinde. Kim diyebilir ki hazretleri sevmek ve anmak günah. Bu günah tacirliği kime ne fayda sağlar. Ayrıca kimden yetki alınmıştır kim yetkilendirmiştir bu zatları. Günah saptayıcıları olarak her yılsonu niye sokağa dökülür bu zevat. Zaten kayıt altında değil mi her şey. Bu kayıtları aklı sıra sıfırlamak, tersine döndürmek kimsenin haddine değil. Ayrıca sıradan veya sıra dışı sayılan kulların vazifesi de değil. Hele büyük hesap günü hazretin doğum gününe karşı durmak, ona buna çatmak ve çıkışmak günahtan sayılırsa ki muhtemeldir vay haline o çokbilmişlerin.
 
Bu cevabı zor suallere Allah, din, kitap diyen ellere dillere yaranmak yerine önce Yaradan’a sonra son kitabına sığınırız ve…                       
 
Ve kahır yüklü geçen 2016'nın bu son gününde Hazretlerden ne İsa'ya ne Musa'ya yaranmak değil derdimiz, Muhammed zaten bizim. Takıntımız her dinde var olan din ve dincilik adına ortaya çıkanlara ve yapılan zulümler serisinedir.
 
2017 yılı işte bu çokbilmişlerin yılı olmaya namzet. Biz de yeni yılda o namı değer çokbilmişlerin hali nedir, necedir, nereyedir izlemeyi sürdüreceğiz.
 
O kadar…

Hiç yorum yok: