7 Aralık 2016 Çarşamba

USTA KAZANIR…

USTA KAZANIR…
 
Son günler itibariyle onlarca yıldır bir türlü oluşturulamamış milli burjuvazi kırıkları çok uluslu şirketler ve kuru yükselen dolar yüzünden iyice kapitalizmin tutsağı haline geldi.
 
Bilgi, belge ve bölge bazında tüm yurtta cilası eskimiş ekonomi dibe vurunca dolar yelkenlerini şişirdi. Çetin mi çetin günler zam zulüm bazında artan dozda başladı. Böyle zamanlarda akıllar ekonomik öğütler dolar ha dolar dün unutulur. Ters esintinin yelkenler ile ilişkisi kesilir. Sonsuzluğa uzar kaos ve boşa gider bütün uyduruk önlemler. İşte ustalık bu ve benzeri finans krizlerini yaratmak ve iyi yönetmekle olur.Karnaval havasında öyle bir bölünmedir, öyle afaki bir böbürlenmedir ki ustalık, bozuk çalıp durup bozulmaların önü alınır. Dost havasında bir gücenme ile dolar bozdurma zirveleri kurulur.
 
Değerli değersiz görülebilir fakat usta bu hususta şimdilik böyle istiyor. Sınıf bocalamasında böyle bir tarz benimsenmiş şimdilerde. Tüm yurtta oltaya gelen tüm yurttaşlar dolar bozduracak. Çünkü öz yurdunda mültecileşme ve yabancılaşma üzerine yaşayacak öz yurttaşlara, çok yakında kurulacak özel burjuvazi diktatörlüğü öyle emrediyor. Ve bozuk düzenin halka maliyeti ‘bozdur doları kurtar vatanı’ açılımı.
 
Artık sınıf mınıf kalmadı diyenlere de açık duyurudur bu ekonomik kriz. İntizar değil intihardır, büyük bir patlamadır bu dolar davası. Yarım kalan sınıf çatışmasının güncellenmesi gibi bir şeydir yaşanan bu ekonomik kayıplar. Kader sayılan bellek kayıpları ile izlenir rota. Bu tarifsiz kederlenme ileride üzerinde çok konuşulacak gizli hazırlıkları da içinde barındırır. Bir daha sözde hazırlıksız yakalanılmayacak bu dönemler burjuvazi varlığını, sermayedar servetini en yüksek düzeye çıkarır. Çerden çöpten bahanelerle kilitlenmiş ekonominin, ekonomik varisleri öyle voleler vurur ki yedi sülaleye yeter.
 
Yaşamak, her türlü şeyi yaşamak ve denemek üzeredir. Ama musibetlere aldırmadan, aldanmadan, aldatmadan. Çünkü eksik yaşananlar maziyi geleceğe taşır. Her şeye bozulmak ve bozuk çalmak bazen ekonomiye dar veya bol gelir. Sistem tıkanır, dolar tepe yapar. Dolara endeksli sömüren azınlık sömürülen çoğunluğa bel bağlar. Akarken küp doldurmakla geçen ömrün dışa vurumudur bu resmen. Elde avuçta ne ‘varsa bozdur yaşamını liraya uydur’ seyri seferi kime yarar kime zarar bellidir aslında. Bellek hatırlamak üzerine kurulmaz hiç, dolarlar nerelerden çıkmıştır hiç anımsanmaz. Oysa yaşamak hatırlamak üzerine kuruludur.
 
Ekonominin böylesine kontrolsüz bir kaosa girmesi kimlerin işine gelir, kimlere yarar açıktır. Yıkılış ve yaratılış hikmeti ekonomiyse eğer yazık ediliyor, yazık edilmiş gerçekte. Bu gün için liralar, sarı liralar oyunu oynanıyor. Dolar nereye saklandı ise ve bulunamıyorsa bir illüzyon gerekir tarzındakayıp dolarlar ortaya çıkarılsın, bozdurulsun, kapitalizmin dayattığı emperyal boyutlu ekonomik denge bozulmasın çırpınması yaşanıyor. Sistematik bozulmalar geciktirilsin isteniyor. Gerekiyor,  gerektiriyor veya gerektirmiyordur, gerçekçi ekonomistler eğriyi doğruyu mutlak bilir ama söylemezler. Söylemiyorlar. Olağanüstü koşullarda paraya endeksli vicdani sorumluluk gereği sahte bir ekonomi tarihi yazıyorlar. 
 
Eskiler sistem bozulurken ‘Önce Ekmekler Bozuldu’ saptaması yapardı.Şimdilerde oligarşik bir baskıyla ‘önce dolarlar bozduruldu’ havası attırılıyor. Sapla saman birbirine karışmış. Hisselerine düşeni satanlar bey ve zadelerini bir süreliğine rahatlatacaklar. O kadar. Tuzağa düşmek veya düşmemek bir yana memleketi dalga dalga cumhurlu ve partili başkanlık sistemine geçirecek gizli örgünün ilmekleri sıralanıyor. İtirazların tamamı mahkûmiyet ile eğitilirken ekonomik kölelik belleklere kazınıyor. Ekonomik karanlığa adanmışlık boyutunda perdelenmiş pencereler. Bozulmalar en zevkli anlarda usta sesinden gecelerce zehir zemberek dinleniyor, geçiliyor. Gerçekte ozan bozan kim hiç araştırılmıyor bile. Bile bile ışık sızmaz, ses çıkmaz duvarların ardına saklanılıyor. Usta bir sır saklar, saklar saklamaz düzelir ortalık tapınmasına halelüya mırıldanılıyor.
 
Oysa bu ekonomik yalnızlıkta yarı yolda kalanlar, aç açık bırakılanlar zamanla intikam peşine düşerler. Çöken ekonomiler de anında paralel değiştirir. Ziftin peki içilir ama şerbetin tadı saplanır damaklara. Kriz dayatınca, bıçak kemiğe dayanınca yerleşik milli burjuvazi ve şürekası kapitalizmin hizmetinde, emperyalizmin denetiminde mutlak monarşiye savrulur. Başyüceliğin emrine girer. İşte bu süreçte baş tacı olmak demek başkanlığı savunmaktır. Belki de uslanmaz aristokrasi sınıfı sınıfta kalmıştır. Mutlak monarşiye geçiş için ekonomik gücünü emperyal güçlere bağlamıştır. Ancak son sözü millet söyler. Ustalık bu hususta madden manen zayıflamış millete dayanmaktır. Onları ekonomiye usta cilası çekmek ve doların kırıntılarında avutmaktır. Şimdilik yapılan tam da budur.
 
Kesinlikle neye karşılık olduğu belirsiz sıcak para akışı, ortak akıl bağlantısı çoktan yapılmış veya yapılma olasılığı yakın sanki. Ki akıllara dolar bozdurulması dolduruluyor. Teğet geçer manipülesi yapılıyor. Türdeş burjuvaziler dayanışması kapıda gibi. Uluslararası sıcak para akışını ikna peşinde ilk adımlar atılmış görüntüsü veriliyor bir yerlere. İkmali peşinden gelir.
 
Ve ikmal sağlanınca ekonomik kriz seans seans çözülür, sözde mega devlet usta ile kurtulur. Kurgu budur, ekonomik enkaz edebiyatı yine devam eder, yine millet kaybeder. Ve yine usta kazanır…

Hiç yorum yok: