9 Eylül 2020 Çarşamba

ZAMANDA SIÇRAMA

 ZAMANDA SIÇRAMA


Zaman ne demek, herkes kendi çapında bilir ve bilmezden gelir. Gelir geçer. Asla gecikmeden geçti, geçecek veya geçmekte olandır zaman. Yani geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman kipleri ile değerlenir hayat. Veya basbayağı kirlenir. Bir de geniş zaman vardır, temiz kalması gereken...


Geniş zaman vardır ki, işte zaman sıçraması o genişlik içinde genleşir. Üç, beş, dört altı ve sıradaki boyutlarda, anlık süren sıçramalarla hayat renklenir. Çizgisel sıçramayla olasılıklar ve farkındalıklar dizisi daima bir diğerine değişir. Tıpkı bir doktor dizi filmi senaryosu gibi...


Sıçramanın aslı eşzamanlı varoluş dengesinin, ardışık analizlerle, ardıl görüntülerle yeniden kurulmasıdır. Ve beyin sistematik bağlanımlarla zamanı sıçratır. Yani bir nevi genişleyen zaman içinde ardışık damıtma sağlar.


Akıl almaz bir şekilde olan olayların, buharlaşma ve yoğunlaşma işlemiyle ve de soğutularak arıtılması gerçekleştirilir. Zamanda sıçrama bu arınmaya zemindir. Ama her zeminderin harcı değildir zaman sıçraması...


Salt aklını ve mantığını kullananlar, her versiyonu deneyerek olaylara neden olan seçimleri ve seçenekleri sınırsız dünya çizgisinde çözümler. Çoklu ve eş zamanlı zaman çizelgesinde genişlemiş bilinçle geniş zamana kolayca hükmederler. Hatta kendi kendileriyle paralel ve koşut zamanda karşılaşırlar ve yüzleşirler. Yaradılışın diğer boyutlardakine erişimi dahi bu yolla edinmiş olurlar. Yani uyanış sürecini yakalar ve kolektif bilince erişirler.


Akıl ve mantık fukaraları ise şimdiki zamana kilitlenerek, geçmiş ve gelecek zamanı kof arzu ve boş gereksinimler ölçeğinde öldürürler. Zemane aklıyla zamanı yaşadıklarını sanarak basit titreşimli frekanslarla felakete sürüklenirler. Öyle ki düşünceler, duygular ve eylemler, sapkın arzu bağlantılı sıçramayla dip yapar. Yani pik yapma derdiyle, edinilmiş deneyimlere hiç yakışmayan denemelerle güçsüzleşir ve yüzsüzleşirler.


Bir diğer açıdan, başka zamanı yaşama hevesiyle şimdiki zaman öldürülürse evren artık aynı evren olmaz. Ve öldürücülerin var olmadığı bir zaman dilimi doğar. Hatta zaman sıçraması gerçekleştirilse bile bir daha bilinen evrene geri dönüş olmaz. Yani her sıradışı eylem yeni bir evren oluşumuna başlıca sebeptir. Böylece zaman, sonsuz evren bolluğuna ev sahipliği etmek zorunda kalır. Zamanı yaşamak ise orijinalitesi bozulan, olur olmaz değiştirilen ve

aslolan evrene asla özdeş olmayan bir evreni metazori yaşamaktır...


Yaşanabilir zaman kayması ve zaman sıçramasına ilişkin gizem doğan boşluğu atlamaya, başa gelenleri atlatmaya dönük gizemdir. Zamanla gizli olmaktan da çıkar. Alenileşir ve  doğrudan, sistemli, enerjik bir fonda mikrosaniye ölçeğinde ölçüm ve analiz yapmaya dönüşür. Yani bir enerji halinden daha doğru, daha düzgün ve sürekli enerji haline geçiştir zaman sıçraması. Bu gelişim için de zaman en uygun platformdur. Yani zaman sıçraması sayesinde, aynı anda iki durumda var olma hassasiyetinin yakalanmasıdır zamanda sıçrama...


Özellikle özde bulunan değerlerin zihinsel açıdan zaman çizelgesinde, kendi çapında eyleme dönüşmesi ve dönüştürülmesidir zaman sıçraması. Zamanda sıçramanın özü yaşanmış, yaşanmamış ve yaşanacak zamanı kavramak, başka zaman kavramları içinde olabilecekleri düşünebilmek ve zamanı kainata en doğru biçimde konumlandırmaktır. Ve herkesin  tersine hayatın ve zamanın içine çok boyutlu konuşlanmaktır.


Ancak herkesin kendi çapında bildiği ama nedensiz çapsızlaştığı noktada zaman durur. Çağ biter. Resim donar. Filmler yanar. Öyle ki zaman çizgisinde kesinlikle, eylemler doğru zamanı yanlış, eylemler yanlış zamanı doğru olamaz... 


Çünkü zaman sıçraması herkesi yerli yerine oturtur, hayatı düzene sokar, her işi yoluna koyar...

Hiç yorum yok: