21 Eylül 2020 Pazartesi

TARIK

 TIPKI TARIK TAHSİN…

 

Yaşam, sanatla değerlenir ve anlamlanır. Sanat hayattır. Hayat sanat. Sanatla hayatın, bir yerde bir zaman yolları kesişmedikçe, ölümsüzlüğün camları buğulanır, buzlanır. Sonatlar susar. Ve çobanyıldızı akmaz gecelere. Ve karanlığa akan pencereler, gece baskınlarıyla bir bir sanata kapanır. Beter hayatı sanatçı gibi yaşamak, sanatı hayatın tam içinden yaşayabilmenin kırılma noktasıdır. Ve uygarlığa ve özgürlüğe vurulan paslı prangayı zerrece kabullenmemektir. Ustalık işte o ustalıktır. Ve gizli güncelere değişimi, devrimi kaydedebilmektir güzellik. Tıpkı Tarık Tahsin gibi…


Sanat bilinçsizliği ve çokbilmişliği asla kabul etmez. İnsanlar ve vicdanları arsız taarruzlara uğradıkça sanatla yaşanır. Direnilir. Yeniden doğulur. O doğurganlıkta tüm umutlanmalar sanatçıya ve sanata yüklenir. Ve imgesel, simgesel uyarılarla senaryolaşan memleket manzaraları anında filizlenir. O uçsuz bucaksız derinlikte hayata yakın çekim yakınlaşılır.  Tıpkı Tarık Tahsin gibi…

 

Katı resmiyet kontrolünde geçen günler, hayattan kopuşu ve sanattan kopuşu tetikler. Ve demokrasiden uzaklaşma kaosuna sürüklenir dünya alem. Sanat dışı kampanyalar güncellenir. Kampanalar çalar, Çalınır hayatlar ve sanat. İşte bu karanlık atmosferde kös kös oturmaktan ise ilgi, bilgi ve merakla hiç sönmeyecek bir ateşi körüklemektir sanat. Sanatı silikleştiren bol kayıplı bu dönemeçte hayatı sanat gibi görmek ve yaşamak hem zorlaşır hem de bedeli ağırlaşır. Ve bu sanal kurguda sanatı hayatın içine çekmek ise kafadan bitlenmektir. Tıpkı Tarık Tahsin gibi…

 

Soluksuz kalmak ve ölmeden eş zamanlı gömülmek pahasına direnmek delikanlılık gerektirir. Öyle ecnebi mimariyle şekillenen saray salonlarına, yol tarz usul bilmeden salon balkonlarına çıkmayla nefeslenmez sanat. Olunmaz sanatçı. Çünkü toza toprağa bulanmış, bataklığa karışmış hayatları makaralara film üstüne film kopyalamaktır sanatçılık.  Hayatı hayat gibi yaşamak, hayatı sanat gibi yaşatmaktır maharet. Sıtkı sıyırmak mertebesinde tanyeri ağardığında sabahyıldızına akan demirden repliklere sarılmaktır hayat. Yabancılaşmayı eriten bir sıcak yürektir sanatçılık.  Tıpkı Tarık Tahsin gibi…

 

Dere tepe, bucak nahiye kabaran kaypaklığı metropollerde uçuruma yuvarlayabilme cesaretidir sanat. Okunur söylenir, yazılır oynanır yöntemlerle hayatı işlemektir sanatçılık. En alasından çekilmez hayatı, rayına çekmektir sanat. Bir düzendir değişir, bir dönemdir gelip geçer, pazarlıksız ölmeden evvel hayata son racon kesmektir sanatçılık. Adam gibi adam gidebilmektir vakit o vakti vurduğunda. Akan yıldızlara yoldaşlık etmektir yiğitlik. Tıpkı Tarık Tahsin gibi…

 

Suskunluğun ayrıntısında boğulmayı beyinlerden temizler sanat. Sözün bittiği anda dev gölgeler vurur, çirkin mi çirkin duvarlara. En yakışıklı en çakır. Su gibi Akan. Hoş geldin hayat, güle güle makam markalaşmasıdır sanatın gücü. Güçlü, keskin ve estetik, özgürleşen fikir ve bereket idesiyle gönülden gönüle dolaşan sanatçılarla hayat artısına kavuşur.  Hayat sanat gibi yaşandıkça hayattır. Tıpkı Tarık Tahsin gibi…


Yaşam, sanatla değerlenir ve sanatçılarla anlamlanır. Hayatın sanatla kesiştiği, hak edenleri ölümsüzleştiren yolculukta edinilen deneyimler ve bilgiler yük değil, mülktür. Ve hayata tutunmak için demir yoldur sanat. Hayatı sanatla barıştıranların ölümsüzlüğü, geride kalanlara simli sinli dünyada sonsuzluğu sanatla yakalamak için yollardan yol seçebilme öngörüsüdür. Tıpkı Tarık Tahsin gibi…


Hey gidi sanat yıldızı, tıpkı Tarık Akan…

Hiç yorum yok: