6 Ocak 2015 Salı

HOŞGELDİN YENİ YIL, HOŞ GELDİN 2015…

HOŞGELDİN YENİ YIL, HOŞ GELDİN 2015…

Boş temennilerle geçen koca bir yıl alışkanlıklar veya yitirilen yakınlaşmalar gereği aralık ayı ortası tarih tekerrür etti ve birkaç günlüğüne hüküm edenlerce hareketlendirildi. Fındık kabuğunu bile doldurmayacak bu hükmetmelerin yıl sonunda yeniye aktarımlarını kestirmek şimdilikgüç ama  bir hiç olarak tamamına erdirildi ameliyat.

Bunca unutmalar ve unutturmalar diyarında yanlışta ısrarcılık böylesine devam ettikçe 2015 yılı da yine birilerine yeni rekorlar kırdıracak gibi bir görüntü egemen havaya. Yeni yılda havanda su dövmemek ve çok sevsek de ‘ince ince bir kar yağar fakirlerin, gariplerin başına’yı artık dinlememek amaçlı hazırlanıyoruz bu kez yeni yıla…

Ve yeni yıla hazırlanırken ülkenin tüm caddeleri ve sokakları yine ayni yerde ayni şekil durup yeminler edeceğiz göğe. Kendi kendine sorulmayacak sorular bile artık sorulmalı diye haykıracağız. Zaman içinde ajandadaki notlar biriktikçe birikti. O kadar ki kırmızı kalemle altı çizilmişler bile unutuldu, kırmızı hatlar bile unutturuldu. Düşenin dostu olmaz ama dört bir yan sahte dostlar meclisine döndü. Ciddi karar vermek üzerine aklı yanıltan nice günler yaşandı. Ve zor bela yaşanacak yüzlerce gün kapıda. Yeni yılda da birçok kez yazılacak bu minvalde ve yazacağız. Korkmadan yazgıları karacağız aydınlığa ve alın yazısı masallarına asla kanmayacağız.

Yeni yıl ajandasının ilk sayfasında ‘dostum düştü ben öldüm’ yazmasın diye 'Hoş geldin 2015, mutlu yıllar dünya, umutlu yıllar insanlık âlemi' yazacağız…

Güneşi sevdiğince geceleri de seven bir yoldaş tutkusudur tüm aldanışların kaynağına kaymak. Çepeçevre kuşatılınca anılar, ablukaya alınınca düşler, kuşkularla çürür yürekler. Durulmak bilmez heyecanla sevdalanmışlığın çiziktirildiği kâğıt tomarları kime ait olursa olsun ağıt üstüne ağıt yakmalarla yoğunlaşır özlem. Vadeler dolduğunda kırık vedalar dillere dolaştığında düş tiryakiliği de arttıkça artar. Ve kırpık kılçık hayallenmeler bu yıllık bitti biter. Neylesin fakir kader der adına, rahatlar. Ve ağırdan yeni yıl bile eskisine öykünür.

Aslında kaç sabırlı ömür tüketecek ağırlıkta koca bir yıl bıraktık geride. Tek taraflı iç sızlatan kaç göç, gar şar hükümlülükleri ve söyleşiler gördük. Çok yönlü dilenmecelerin iltica ve dinlemecilerin irtica şölenlerine dönüştürüldüğünü yaşadık. Kimsenin gıkı çıkmadı. Yoldan çıkmış zariflikler kamelyasında ne adamsılar familyası tanıdı şu yorgun gözlerimiz. Ne latifelerle süslendi günler geceler ama elde acı gerçekler kaldı. Ve saltanat esir aldı tükenmiş tüm amirleri, memurları ve ömürleri.

Yol yorgunu yolcularının dizlerinde gözü dönmüş bahaneleri ağırlar her yeni yıl. Her yeni yılda lodoslara kapılmış balık hafızalığı şiirlerle bezenir, katarakt inmiş seyirlikler de izlenir. Seyirciliğe ve seyirtmelere birikmiş öfkeler paramparça eder yeni günleri. Ya Allah, ya hu denildikçe kontrol, yönetim ve yönlendirmelerin birinci elden icrası ise yürekleri acıtır. Yeni de incitici davranışların ikinci ellere de yayılması önlenemedikçe yabancılaşma bulaşır ülkenin taşına toprağa.

Yeni yıla çıkarken ülkenin tüm caddeleri ve sokakları yine ayni ruhsal dinginlikte durup yeminler içeceğiz düne. Sırlar köprüsünde sular köpürdükçe gelecek hesapları yapacağız bu yeni yılda da. Yalan yanlış çok konuşmalar gördük yol boyu, yıl boyu. Okyanus ötesi medeniyetlerin sözde kalkınmaya yönelik desteklerini de gördük açık seçik. Orta doğudan Anadolu’ya yayılan olumlu olumsuz tüm akla hayale gelmeyecek olayları bile içselleştirdik.

Ve karar verilmese de belli, yine ilham kaynağı korkusuzluk olan çok yazılar yazılacak yeni yılda. Daha çok yazılacak. O bebek yüzlü görünen çokbilmişlerin bilgisizliğinde gark olmadan, aldanmadan ateş zincirine, ilmekler eklenecek bu yıl da yazılara. Kökeni mitolojiye dayanan çağrılardan da esinlenerek daha çok şeyler var anlatılacak bu kendini bilmezlere. Hırsından ve kininden yüzü kızaran ama hırsızlık ve kindarlıktan yüzü kızarmayanların icadı dinlerden olmayış doğrultusunda, dinsel mezhepçiliğe bulaşmadan, yürünecek yeni bir yıl bekliyor kapı aralığında. Siyasal ve toplumsal yaşamı düzenleyen dinsel uydurmalara ve dinler, diller tarihi şaibelerine kanmadan dilenilecek bir yıl var yaşanacak ömür yeterse.

Yolculuğun sırrı Antikapitalist, antiemperyalist, antifaşist ve anti dinci bir duruşla yeni çağrılara imza koymaktır.  İnsan olmanın yolu yordamı ise ömür törpüsünü yaşamak ve yeni yıl ile coşkuyla kucaklaşmaktır. İnsanca yaşamı savunmanın güçleştiği şu son yıllarda insanlık dışı koşullara mahkûmiyete direnmek ve hiçbir boyunduruğa girmemektir parola.

Her türlü şiddetin şiirleştiği, baskı, darbe ve zulmün şiirleştirildiği yıllardan geçmişliğin getirisiyle her türlü tahribin, ülkenin kentlerin ve yaşam alanlarıyla kaynaklarının yağmalanışına engel olmak manasında bir dirençtir, eskidikçe yeni yıla hoş geldin diyebilmek. Hoş geldin 2015, talana, yalana, yağmaya, baskıya karşı koymanın yeni yılı, yeni yılın sol eli, solak olmaya adaysın. Biz de yaşamaya talibiz seni, hoş geldin 2015.

Yeni yıl ajandasının ilk sayfasında ‘dostum düştü ben öldüm’ yazmasın diye, bu yıl da fındık kabuğunu doldurmayacak denli  boş boşuna geçmesin diye, 'Hoş geldin 2015, mutlu yıllar dünya, umutlu yıllar insanlık alemi' diyerek bitiriyoruz…

Hiç yorum yok: