14 Haziran 2021 Pazartesi

PANDEMİK BATIK, SERVET BATAK

 PANDEMİK BATIK, SERVET BATAK..

 

Pandemi vurduğundan beri, piyasalarda ılımlı, alımlı, olumlu ve çalımlı bir hava estirecek enstantane eksik. Noksan kapatacak küresel sermaye bile battı. Dışa bağımlı, sırf kapitalizme hizmet piyasaları tam çakıldı. Pandemik batık deryasında servet, ters akıntıya kapıldı artık iflah olmaz...


Ekonominin olmaz derecede kötü idaresine, umulmadık pandemik esinti de eklenince, kapitalist buhran pek farkındalık yaratmasa da herkesi çarptı...


Dünya endişeye kapılmasın diye üzeri örtülen ama dünya ölçeğinde gittikçe yayılan ekonomik kriz var. İşte o kriz hangi diyarlarda ne zaman hotlatılır, kimleri başa getirir, kimleri dara düşürür çok yakında görülür. O yüzden küresel sermayeye endeksli ekonominin işletildiği ülkelerde kasalarda, bankalarda, ceplerde ve yastık altındaki para sıfırlanıyor. Tam dibe vuruş senaryosu. Zaten yıllar içinde kur bazında paralar değersizleştirildi. Pandemi süreci ise elde kalan ne varsa yedi bitirdi. Çok daha beter günler kapıda...


Ekonomistlere göre paranın alım gücü mevcut iktidarın, kıyasıya eleştirerek iktidarı kaptığı günler öncesine geriledi. Pandemi öncesinde sos verdi ekonomi ama saklandı. Her açmazda  sol kesime mal edilen servet düşmanlığı çerçevesinde kamufle edildi. Oysa kişisel servetler yıllar içinde el değiştirdi, değiştirmeyenler eridikçe eridi. Resmen servet kaybı ve havadan servet kazanımı yaşandı. Derken pandemi vurdu dünyayı...

 

Özellikle yaklaşık iki yıldır izlenen kredi tarzlı pandemi geçiştirme politikası, karantina yasaklarıyla birleşince borç yükü arttıkça arttı. Piyasalarda olmayan istikrar hepten yerle bir oldu. Bu arada beşibiryerdeye yapılanlar ve diğer ucube ödemeler yüzünden tarihi memleket kazanımları bir gecede buharlaştı. Yanısıra özel kişisel servetler de pandemik buluta karıştı toz oldu. Pandemik batık geniş halk yığınlarını resmen katık derdine düşürdü.

 

Artık ekonomi rayında gidiyor demekle olmaz. Kısa veya uzun vadeli kredilerle pandemik süreci atlatma modeli tutmadı, borca tavan yaptırdı sadece. Bilhassa liranın döviz karşısındaki hezimeti mevcut borca artı borç ekledi. Günü kurtarmaya yönelik çaba, kurlardaki oynaklığa kurban gitti. Pandeminin pik yapmasıyla birlikte yetişkin başına düşen borç da pik yaptı. Sırf reye, reyise güvenmekle de olmaz.

 

Her buhran dönemlerinde olduğu gibi, pandemi sürecinin ve süreci yönetenlerin adamları servetine servet katarken, geri kalanlar zulasındaki üç beş ne varsa ayakta kalmaya boca etti. Pandemi ve pandemik krize rağmen mevcut gidişatın iyi olduğundan dem vuranlar ise açıktan bol derin götürenler oldu. 


Kapitalist düzenin can çekiştiği ve küresel ekonominin çöktüğü pandemik günlerde, emperyal güdümlü tedbirler dardakileri bir güzel uyuttu. Zaten büyük sermaye tarafından her dayatılana harfiyen eksiksiz uyanlar ve güruhuna, ekonomik kaos anlatılamaz. Pandemik batık izah edilemez. Onlar inadına veya softa sevabına her yanlışı ve dahi büyük günahları bile bilmezden görmezden gelirler. Kıt akılla kur artışını kar sayarlar. Ekonomik durumun vahametini pandemiye, tutmayınca dış mihraklara, haliyle Cehape zihniyetine bağlarlar. İlerisini gerisini hiç umursamazlar. 


Sihirli değnek değdiği için kısa dönemde servet yapanlar, devletle iş gördüklerinden pandemik süreçte servetine servet katanlar da öyle. Çember dışında kalanların servetleri eridikçe erirken, çember müdavimi kalıp devlet malı götürenler, can çıkar huy çıkmaz tayfası kanatlandı. Pandemi tedbirleri gereği kıtkanaat çalışan, pandemik süreçten daha fazla yara almadan yırtmak için çabalayan ve geçim derdine düşmüş canhıraş direnen fakir fukaranın durumu ortadayken hala küp doldurma derdindeliği. Tek dert uluslararası mahkemelere kayıtlanmış, usulsüz verilen sözlerin yerine getirilmesi. Ekmek derdindeki emekçiyi, garip gurabayı zerre düşünen yok.  Onlar zaten servete yasak, sermayeye uzak, zenginliğe düşman...


Salt sadakacısına sadakatle bağlı, bağdaki duacıya dağlı, kendi yurdunda mülteci, yalancı mutluluk seçkisinde yaşadıklarını sananlar sarmak sarmalamak kafi... 


Kaf dağının ardına kalan zenginler, en zenginler, multi zenginler bile pandemik batak ve ekonomik batıktan mutsuz ve gelecekten umutsuzlar.  Günden güne bozulan ekonomi ile başları dertte, servet artık yetmeyecek gibi çünkü günden güne yoksullaşıyorlar.


Pandemik pike rağmen hala akıl melekelerini zorlar biçimde vurdumduymazlık. Ekonomi dibe sürükleniyor, resmen batma eğiliminde, batak verenler zirve yapmış, servet bazında yoksullaşma ekonomiyi titretiyor, denizlerde hala kâğıttan gemiler. İşlerini yüzdüren, yüzsüzce sermayesini denkleyenler bağlasan durmaz, kaçan kaçana. İşte böyle bir atmosferde bilmem kaçıncı evrede, bilmem kaç oranda büyüyen ekonomi sallaması. Başka kanaldan sanal oyalamalar, zengin mengin ülke yalanları...

 

Bu yalan dünyada hiç kimseler serine servetine, malına mülküne güvenemez artık. Pandemi vurduğundan beri ekonomik veriler ve finansal göstergeler üfleme zenginliğe ve bir üflemelik servete işaret ediyor. Şimdilik kayırıldıklarından kalburüstü servet edinmişler ve en fakirler mesut bahtiyar. Diğerleri, zenginler, en zenginler veya durumu hallice olanlar ise mutsuz. Çünkü servet dağılımı tablosundaki yetkin ve yetişkin nüfus içinde zenginliğini en çok ve en çabuk kaybeden konumundalar. Son yıllarda millet ortaklı zenginlikler de iktidar fırsatçıları ve hükümet yancılarına geçti zaten. Ne kaldı ki elde, pandemide dahi devlet kendi zenginliğini koruyamadı. Ekonomi çarkını döndüremedi. Pandemik batıklar yüzünden ciddi bir darboğaz kapıyı çalarken külahına sindi. Yaşanacak ekonomik belirsizlik, devletin etkinlik hızının düştüğü kayıtsızca kamufle edildi.   


Bunca zehirli zaaf, ekonomik gerileme,  servet erozyonu, eridikçe erime, katı dengesizlik üstelik pandemik batak, pandemik batık sürecinde kamuflede bir yere kadar. 


Kafi artık...

Hiç yorum yok: