15 Ekim 2017 Pazar

ALDIRMA…

ALDIRMA…
 
Aldırmam…
Ey solak şair inceldiği yerden koparsa kopsun en asi şiir
veya en sağlam haykırışın tam yarı belinden
yerli yerinden
dirilsin. 
İncilendiği yerden de bir batında şairsiz doğsun veya.
Fırat hala genç ve diri
kılıçtan keskin buzdan soğuk ve yardan uzak
yadellerde tuzak üstüne tuzak
yıkılsın.
Dünden ertelenmiş filli eylemler
hababam düşük notlarla sınıf atlamalar
dünya hali aldatmacası ayılmalar
asla kanmam.
Aldırmam…
Aksuya egemen coşkuyla içten içe kaynarım
işte bu kumu çalınan kumlu dere de benim 
ben Fıratım.
Fırtına bulutları arasından çıkar akar
Nefti fındıklıklar
üzerindeki demir köprü Çavuşoğlu dönencesi
ölmeden öncesidir.
Karşı yakada pos bıyıklı dostluklar 
ve pasaklı kasap
kafa denkliğine dergahtır
tüm sarhoşluklar.
Allem kallem etmeden
at kalem pirzolaları közden ateşe usta
alem adam görsün.
Yarı bitik şişeyi de zuladan çek çıkar
masum bir resim çizeceğim göğe
görgüsüz dümbelekleri dünya alem bilsin.
Bekleşir durur alnımın çatında çağlayan şelaleler
meşhur acısu sürahide buğulanırken
acıkmışım yoluna birader
kekik yeşil soğan ve közde kırmızıbiber eşliğinde
dem vurup demlenirim.
Aldırmam…
Kötü haber tez ulaşır bal ormanına
kim satarsa satsın aklını yüreğini kahpe dünyaya
ben asla satmam dünyada
deli divane dayılanırım.
İnce pazarlıklar diyarında kumpas
hain tuzaklar tezgahında paspas olmaktansa
şu yaslı yürekte memleket sevdası
içlendikçe içlenirim.
Asarlar asmazlar takarlar takmazlar
Aslı budur.
Aldırmam.
Aldırmam… 
Yaşlı yüreğim ayet ayet durulmuş
vurulmuşum delikanlılık çağımda
satmışım anasını avradını haspa dünyanın.
Ret etmişim ballı börek dünyalıklarını
Ayılmışım
zerre üzülmem.
Ütopik düşlerden erketelenmiş eylemler kapıda
üşürüm sırtımdaki alev güllesinden
kafilenin ardı sıra yürür 
deniz gözlü bir kız çocuğu.
Habire yakamı tutar nasırıma basar
kimin nesi kimin fesi olduğunu
ezelden ebede bilirim.
Yanılmam…
Nasıl mı küskün resmen soluk çiçek ve kaya 
Karadeniz ıpıslak.
sanki ıssızlığın sızısı 
sevdalıkların ısısı vurmuş dere boyuna
hat boyunda harelenirim
hayaller ardımda.
Hallenirim fakat
hala en güçlüdür üçlü kortejin türküsü
kararan gökyüzündeki mavi boşluklara sığınmış nakaratlarla
dillenir limanlar
limana açık lal pencereler.
Dolduğum rüya Karadeniz 
doyduğum hülya koca memlekettir.
Zulamdaki dibi delik şişe şişede balık
Diyar alabalık cennetidir.
Derdiğim zehir ziya bedavaya
çekilmez dertler bedelsiz
adalı aşkı bu çaresiz mi çaresiz.
Bir nefes kader 
kederli başta duman ve bir yudum aslan sütü
yanında ayran delisi kaçıklık
yeter de artar.
Koça yakışır hayal kırıklıkları
karanlığı yutar bir tutam dermansızlık
ey deniz gözlü seni düşünüyorum hiç durmadan 
inan veya inanma
Aksuya doğan güneş gibi kırmızı.
Yeşile akar ay parçası bir er
her akşam üstünden sabırsız sabahlara 
ezelden ebede hür.
Hababam çıldıran uykulu sularla akıyorum geceye.
Kalender kalenin burçlarında habire aynı tutku
son bir fırsat hala var
havada hala nem var.
Geçkin ve sıcak ve keskin bıçak şahdamarıma yakın
sürçtü ise lisanı harbi
harbiden sürerim kıyıları
anılarımın topal eşeğini doruklara.
Dünden örselenmiş yüreğim 
öylesine öksüzüm
bu gün yine aynı akıl benzer tarz
yıllar yollar tıpkısı yolcular 
yorgun argın dargın ve de baygın
sanki enginde candarmalara enselenmiş 
kırılmış yüreğim.
Ha babam de babam daima sana esniyorum ey yaren
eskisi gibi sırsıcak
anam babam estikçe esiyorum.
Aksuyu kıssadan hisse arşınlıyorum
hapşırtan özlemle sırf sana eriyorum.
Yangın yeri her dem memleket
buz gibi soğuyorum buzdan bıçak
bu şehrin sararan iskeletinden
bir fırtına kaçak.
İşte şu al yeşil vadide sensiz sessiz süzülen dere de benim Fıratım…
Resmi yazılarda geçen yaz akşamlarının da farkındayım
Resimde yaşlanan yüzün de.
Aldırmam...
Aldırmam ama bu son fırsatım
doldur kadehleri memleket aşkıyla usta
içmeye doyamam 
doyuncaya onu içerim.
Bir kez daha içmeden sarhoş olalım
beyim satılık değil beynim
hala ayık ve ay ışık 
kalmalıyım geceden.
Yakıldım yıkıldım sürüldüm 
ama yine tam merkezde tam da buradayım
bak şu içine içine kanlı yaşları akıtan dere de.
Üstünde demirden köprü cavusolu tropikası.
İşte o ak sulu dere de benim Fıratım.
Aldırmam…

Hiç yorum yok: