2 Temmuz 2013 Salı

DENİZİN DİSİ VE AYDEDEDEYLE YILDIZ -0-



DENİZİN DİSİ VE AYDEDEYLE YILDIZ -0-

DOM DOM KURŞUNU


Ve tanrı domuzu yarattıDomuzluk etme bre adam

Mealine bak oku

Yetmezse tefsirine bak

Daha anlamazsan sor öğren

Duymakla olmaz ki koskoca din

Bre akıllım domuzluk etme

Hiç duymamışsan da ömründe bilene uy

Ve unutma

En kolayı namaz niyaz edebiyatı

Yanına bi tutam oruç

Böyle niyetliysen her daim

Sanırım seni kurtarmaz bunca ibadet

Gel bre adam domuzluk etme

O sefili de tanrı yarattı


EDİBE


Zarar ziyandayız gene

Çerezliğimiz karımız

Cıvıdı kanımız

Sözde doğa aşıklısıydık

Çok geç kalmışız çok

Aşktan usandık

Zarar ziyandayız bu yılda

Sağlık olsun


DESİSE


Burada akşam ezanıyla

Gerçekten çakallar uluyor evet

Geyik karaca görebilirsin öğlende

Domuza rastlamadık daha

Ama varmış darı diplerinde

Ayı epey yükseklerde

Kurt her yanda

Burada yatsıdan sonra yatılıyor

Biz yine sabahçı

Ve deniz döndü seferinden

İstanbulda ağlamaklı

Karadeniz sabah ezanı dinliyor

Benim gözlerim kapalı


ZOR OYUN


Bir iftar vakti oradayım

İyi niyetliyim

Siz bozun oruçlarınızı gecikirsem

Benim ki bozulmazından

Beklemeyin boşuna

Eyiniyetliyim


DALGIÇ


Patates kızart yavrum bana

Yanına mamaliga

Ve tuzlu beyaz peynir

Tulum gibisinden olanı

İki de yumurta kır

Ve yanıma otur

Patlıyasıya özledim desem yalan olmaz

Deniz gözlü denizimi

Dalga dalga küçülüyorum

Midemde sevda

Ne hevesler harcadım gurbette


DİREK


Mendek çorbası istiyorum

İçi ala fasulyeli

Sıcacık

Ah memleket sevdam ah

Karnımı acıktırdı

Aklımı kurcaladı

Meğer nafileymiş

Torbamda akıl almaz günahkar


İBRETİ ALEM


Üç mermi hepisi kalan

Göz hapsindeyim

Gömleğimde çalınmış sanki

İpten alınmış

Yolsuz kalmışız kime ne

Aklı evvelliği düşmanım ilan ettim

Gönlüm rahatladı


DOST


Nostalji kasetleri protest

Dinliyorum hazla

Daha bi protest eskiler

Elbette arabeskten iyi dünyası

Kaset devri çoktan bitti

Tak kaseti Semra söylemi de

İçine ettiler ülkenin gittiler

Şimdikiler daha bi fena

Protest de kalmadı

Şiirler şarkılar ilahi formatlı

Kulaklar sağır


KAZMA


Kazan kaldıranda ahali

Nolcak ülkenin hali

Ya ülkeyi güdenlerin hali

Merak etmeye gerek yok

Olacaksa olur en alası

Kızma birader oynar çocuklar

Ebeveynler kızar kızarır

Kazan kalkmışsa eğer

Gül bahçesidir ülkenin ehvali

Çevresi dikenli teller

Ya ülkeyi güdenler

Kanımca arkalarına bakmadan giderler

A markalı müşkülpesenklikle

Kazın ayağı meseli


BEKTAŞ


Kabristanlara uğrar demiryolları

Haydarpaşada ölü vagonlar

Bela geri döndü

Leylekler gitmeye durur erkenden

Şeytani karaltılı gecelerden geldim

Hatıralarımın hatrına

Sayılı günler var göreceğim

Bilinmedik korkuları hadım ettim

Vezüz pompei ve herkülle

Ortak noktada uzlaştım

Kabristanlara uğrarım demir yürekl


BALAT


Zaptiyeler tutmuş kolundan yolun

Devir yirmibirinci yüzyıl belki yirmiiki

Yolcular yolsuz

Bekler her kavşakta yavşak ölüm

Arazi ormanlık ıssız mı ıssız

Hiçkokvari manzaralı

Ve film başlar ve film biter

Zaptiyeler girmiş koluna yolcunun

Devir on iki eylül sonrası

Yolcular onsuz

Bekler her dörtyolağzında yavşak evren

Ölüm püskürtür cariyeleri

Zabıtlar tutulmuş yalandan


GAİP


Patozların sesi ulaşır minarelere

Ayıklanmış insan

Ayaklanmış yine duygularım

Yağmur damlaları dövdükçe suratımı

İnerim dünyaya

Hiç ölmeyecekmişim gibi

Tekrar doğarım


SONDAN SONRA


Sondan bi evvel

Berat veya

Tabiri caizse ağır yenilgi

Sarmalına girilen çaresizlik acıtıyor

Artık peşin ödeme zamanı

Sezgiler ötesi yalın gerçek

Doğutsal karmaşa

Gelin hatunlar kısır

Kaset kaset başa sarıyor hayat

Aklımın derecesi çıldırmış

Dayanılmaz sıcak

Domdom kurşunuyla öleydim

Öleydim de dirileydim

Koptu kıyamet


SONRA SON


Edibe yaralanamaz tanrı kuşu

Desiseler bol ormanda

Yol gösteren yolcu

Zor oyunu elbet bozar

Ve dalgıçlar bulur en derinde

Uslanmaz edibi

Direkler arası gerilmiş derim

İbreti alem alemlerde

Öter durum edibe tanrı kuşu

Dostlar bağında söz düellosu

Kazma kürek yalnızlığında

Bektaşi kabristanlarda içer

Edibin sözlerini

Balatta eski bir konak

Gaipten gelen sese uyanıp

Geçip gitmek vardı kolayca…


ÜLFET


Üç gün sonra

Üç gün sonra otoyolun saklayamadığı deniz

Oturacak kucağımda

Babalar babası olacağım

Ardımda kara dalgaların savurduğu garabet

İnandım artık en iyisi gurbet

Sabret gönül üç gün sonra

Üç gün sonra iffet

İfrit olmaya gerek yok burda

Barda sazda cazda sevap

Namazda niyazda oruçta günah

En iyisini tanrı bilir elbet

Ama vallahi burdur gerçek

Sabret kanadı kırık doğanım

Üç gün sonra

Üç gün sonra kurtulacaksın ilelebet


BALKON SAFASI


Balkan harbinin başladığı gün döndüm

Balkanlara merhaba

Kırkbeş kalibrelik öfkeyim ve

Denizi tutuyorum gölgemde

Balkanlara uzayan köprüden düşmeyeceğim

Kötülüklerin anasını öpeceğim dudağından

Göz değmez ise eğer canıma

Balkon sefasından beter safa

Safa geldiniz dostlar

Merhaba balkanlar


ÜÇ BOYUTLU


Üç günlük küskünlük benimkisi

Sedir ağacı kesenler hariç

Dünya yükü benim yüküm

Taşımasını bilmesem ölürüm

Bir hamal vardı desinler

Dünyayı taşıdı sırtında da

Beli bükülmedi billa

Şu üç günlük dünyada saltanat benim

Sedir ağacından sedire uzanamadan

Gitmekse sanırım kaderim

Ve bu günlük küskünlüğümü betimler


DENGİ YOK


Evladıma duacıyım

Denizime

Sudan sebeplere tokum

Bambaşka kapılar açılır aklıma

Sülaleme davacıyım

Evladıma

Denizime duacı


KAVUŞMADAN ÖNCE


Kavim kavim dağılmışız buralara

Hurma tatlısı yiyerek

Bir cennet köşesi bulmuşuz

Oturup ağlamışız

Vatan vatan diyerek

Neresi ola ki o insanı içlendiren

Otağ kurulmuş çayırlık

Memesinden bal içtiğim ovalar

Kavlim kararınca yaşamak


DİLCAN


Dilimin yumuşağı kalmadı

Öğüt dinlemeye de kulağım

Yaprak yaprak döküldükçe ömür

Kulağımda denizin şıpırtısı

Derinden ayak sesleri

Eylül akşamlarındaki işkenceyi gizler

Dilimin kemiği kalmadı

Ağıt yakmaya da nefesim

Ah o facist darbe

Damla damla döküldükçe sabır

Evreni yırtasım gelir

Kulağımda denizin şarkısı

Ayaklarım elektrikli suda…


SAAT DURMUŞ


Ateşim öyle ateş ki

Söndüremez çağlayanlar şelaleler

Korkutamaz beni şekli bozuk yabaniler

Ayağı ters basan itler

Hırsım öyle hırs ki


DE FENERİ


Zavoya diye bir yer

Köy ki köyden büyük

Aklıma mukayyet ol tanrım

Zırvaya başladım içtikçe soykayı

Deniz feneri ılım ışık

Kıyıya yanaştıkça isanın meryemi

Al dudağından öpeydim birkez

Darağacında kurtarılmayı bekleyen fani

Artık zavoya diye bir yer yok

Vay ki vaydan büyük

Bakireye mukayyet ol tanrım

Aklımda incilden inciler

Kur an başucumda asılı

Deniz feneri bir yanıp bir sönüyor

Zavallı bir adam ölüyor…


YATIK YATIR


Horozlar ötüyor zamanlı zamansız

Haçın altında seromoni

Fenerler yanıyor saraylarda

Yıldızı sönük dinamosu ölü

Binlerce çığlık altında

Horozlandım yine ipek göğün altında

Açın bol olduğu yerde tok yatılır mı


İKNA TURU


Veledi yakınım diye yırtsam yakamı

Tutar belki ahım

Ne suçu var ki garibin

Suç babasının

Diğeri veledi zinasız

Ona da kırsam bana yakışmaz

Allahtan bulasınız gari

Vade dolduğunda görüşürüz

Dursun aklımın bir köşesinde o masal

Gün olur anlatırım


DERT KÜPÜ


Dört yanım Meryem isa

Fatiha ya sığındım

Haçlı kubbeler de yaradana

İnancım yetti de arttı

Vay aşıma imansız gurbet

Dindan imandan çıktık

Yarım  imamlar


DİYAR Dİ


Duvarda deniz

Denizde duvar

Uykum var çok uykum

Ve sonbahar

Yaprak yaprak savruldum

Çıldırık dalgalarla kız kulesine

Deniz duvar

Duvarda mavi bir göz

Tam öpülmelik

Can kızım en tatlı uykusunda…


ÇAYDA ÇIRA


Çinili sobada mısır koçanları

Çıtır çıtır hayatım

Tutuştu son deminde

Çay kuşu öldü avuçlarımda

Aklımda binbir hayal

Ve sesin çınladı kulağımda

Bir sen bir ben ve Allah

Yani sadece ikimiz

Ve dünya İnönü gibi sağır

Çatır çatır çatlasın yıllar

Hikayemiz gepegenç


ÖZLEM ÇARKI


Rakının gözünde denizi aradım

Masmavi yemyeşil

Vurdun sineme köpüklü köpüklü

İki dünyalık ayıldım

Evelallah artık sarhoş olmam

Rakkaseler döndürse de başımı

Denizin ayakları dibine yatarım

Masmavi yemyeşil

Düştü rüyama bizim oralar


ISLAMA KÖFTE


Sinekli bakkallar var burada

Bomboni şekerler renk renk

Ulan cumhur seninle olmak vardı şimdi

Masamızda Boşnak rakısı

Ve birbirinden güzeller

Mezemiz senin eskiler

Sineksavarlar var burada

Pomponlu şekerler renk renk

Ulan tekin durmak lazım şimdi

Necatımız er kişi niyetine dinçlik

Elbet doğduk öleceğiz

Sinek ufak ama mide bulandırıyor birader


ISMARLAMA TAKIM


Pilav gününe yetişemedim

Sabri sabrı da işe yaramadı

Mamaliga ile beyaz peynire talim

Nurdan bir gecede galipleri aradım

Bulamadım kaşığı kırıkları

Gönlüm kırık benim kanadım


SALI  PAZARI


Her öğleden sonra deniz

Aklım kor

Suya yazdım aşklarımı

Artık hangi limanda kimle buluşursam

Ben şehir şehir dolaşırım

Her ne gizim varsa denizde

Vesselam öğleden sonralara selam

Dünya boş

Ver öğleden sonraları beni bana

Aklım dursun


DEYİŞ DEVRİ


Ağzımda her tat sen

Nasıl ve kimleysen boşverdim

Benliğim senlen

Deliliğim şimdinin eseri değil doğuştan

Sırat köprüsünde beklerim

Ağzımdaki tat nar ekşisi

Nasıl ve kimleysem boşver

Senlen benliğim

Ağzımda buruk bir tat


KASIRGA OTU


İç beni her daim

İç ve sarhoşla

Ben zaten sarhoşum

Nolur niye diye sorma

Öyle işte…

Ta o zamandan kalma

Kalık isyanı benimkisi

Ondandır kalabalıkta bile yalnızlığım

Yalnızlığım bilsen ne kalabalık


SARDI GERİ HAYAT


Vardır bi nedeni

Bekleyin ve görün

Birlikte söyleyeceğiz o yasak şarkıları

Aşka en uzak

Ebedi sevgiye layık

Hardır yakar ki bedeni

Söyleyin ve duyun

Birlikte ağlayacağız o yasak şarkılara

Aşka en yakın…


SANDIK ÖRTÜSÜ


Susadım

Adım unutursan bi gün

Bil ki yaklaşmışım sana adım adım

İsimsiz mekansız bir ortamda

Bi bakarsın buluşmuşuz

Susadıysan

Ilık ılık içersin bedenimi

Buzlu şerbet gibi dişe çalan

Zamansız mekansız bi limanda

Bi bakarsın mendil sallarım

Hoş geldiysen

Susarım…


ADA


Ağzımdaki lezzeti aldın ölüm

Bende senin

Bende senin ananı

Ne güzel seviyormuş meğer

Cehenneme direk misali

Dudağından bal damlıyor

Diller zehirli


SU TANRISI

Sular soğudu

Sallar delik deşik

Aralardan bakıyor alabalıklar

Karşıyaka buzdan kale

Kalede bir

Bir suya tapar

Perisi pilli bebek

Tanrısı uykucu

Sular soğudu soğudu

Benim ciğerim yanıyor…


İLKE SON


İlk renkli televizyon ellibirde

Biz de otuz yıl sonra misafirlikte

Of ulan şu gerilik of

Karşıki dağlar bile yıkıldı

İzledik cümbür cemaat renkliden

İlerisi gerisi ortada birleşti

Lakabım artık dinozor

Renkli gözlerde lens travması

Şeytan uçurtması otuz yıldan sonra

Kuyruğunda of ulan şu gericilik masalı

Anne bi masal anlat bana

İçinde kırmızı gözlü dinozor bulunsun


FASIL HEYETİ


Fahiş sözler var havada

Israrcı ve yalancı

Soluklanmasam diyorum ama nafile

Biliyorum öleceğimi

Her nefesle yeniden doğuyorum

Dimdik ve dosdoğru

Banane fahiş sözler var havadan

İddialı ve yalansızım

Solaklanışımın seneyi devriyesi…

Biliyorum pusulanacağımı


SUDAN SEBEP


Öğrettiğime de öğrendiğime de

Dellenmeyeceğim

Ve binalar asil kalacak

Şerefeler huzurlu

Asılsam da suçsuz üretilerim kalacak

Anadan üryan gömün o zaman beni

Doğduğum gibi tertemiz

Kefen bana lazım oralarda

Yazacağım kefenime bir bir suçluları

Şerefine hey özgürlük


AYILMAK


Taşımak ne zor seni evlilik

Kazançların en karışığısın

Kaçak köle gibisin

Bir halkası burnunda

Bir halkası bileğimde

Tencere yuvarlanmış kapağı kayıp

Sarsmak ne zor seni evlilik


KAZAN KALDIRIŞ


Ayıplama yoksulluğumu

Gücüm yetmese de yetecek

Yüreğim var

Bilsen en zenginden zengin

Kayıklar sultan kayığı

Kürekler denizde

Bir dileğim var

Gökten düşen üç elmadan biri

Kınama yoksulluğumu

Ayıplananların başına

Bilsen ne güzeldi her şey

Onca yoksulluk varken

Asıl şimdiki ayıp


KULAÇ


Az güldüm çok ağladım

Kalbim genç kaldı

Bi o kadar da yorgun sanki

Durgun sular yolcusuyum ben

Sırt üstü ölü denizde çimen nilüfer

Feracesi ejderha desenli

Gülen ayva ağlayan nar

Bir ihtimal daha var

O da inadına yaşamak…


MÜNAFIK TARLASI


Münakaşacıydım yıllarca

Artık müzakereci

Teskereci

Yürüdüğümüz yollar aşındı

Aşımızda bin kepçe hırsızlığı

Müdahaleciler askerlikten düştü

Akıllarda hala o adi darbe

Testereli…


İTİRAZ KALEMİ


İhtiyaçtan gidiyorum

Zevkten değil

İhtiyaçtan satlık tabelası

Gerçek değil

İstanbul hatırası perdesi ihtiyaçtan

Gidiyorum yıllar yıllar öncesine

Lastik pabuçlu çocuk tanıdık

Acı bal gibi gerçek


DENİZİN DE’ Sİ


Kurudum yeşillendin kurudum

Hep kırmızıyı korudum

Kızıl komonist dediler yıllarca

Korkuldum korkutuldum

Denizim inan

İyi ki sosyalist olmuşum

Ara araştır öğren

Dilersen sende belki

Bakarsın ben olmuşsun

Yine yeşillendi fındık dalları…


KIRMIZI BALON


Sadakasız toplum özlüyorum

Sadakatsiz toplum ölsün…

Topu sadakatsiz olmuş tüfeği fişeksiz

Bağımsızlığı özlüyorum

Kasatura ucu zaferleri

“ Ordular ilk hedefiniz Akdeniz “ i

Ve illaki İzmir’i gavur İzmir’ i

Anasını da alıp gelen Karşıyakalıları

Sevdasız adam olmaz

Seviyorum Deniz’ i ve özlüyorum

İzmir’in dağlarını da…


EVREŞE YOLLARI DAR


Emrim geldi

Direğim orta yerinden kırıldı

Evrime inat

Evrildik…

Devrimciydik devrildik

Ve acayip sevdik o rüyayı

Evrene inat…

Her gece ayı rüyaya yattık

Dirildik…

Ve emri vaki

Hala burun direğim sızlar…

Sol tarafım felçli


KUŞLUK VAKTİ


Ey şanlı tarih

Jurnallerle şahlandı tarih

Kösem sultan rastığı çekti raksetti…

Ne itiraflar saklı yastık altında

Yabancı elçilerin kaleminden acı zaferler

Her hal Osmanlı fıkrası tadında

Abdülcambazlar taht kavgasında

Ey şanlı tarih uyuma…

Ey şanlı asker nokta nokta


ZEBANİ


Zembilli efendi başını verdi

Köprülere asıldı canı cananı

Valide sultan hayır hasanat peşinde

Aksarayda pertev sebilci başı

Korsan miting koydu tek başına

Ve valideler valde mektebine doluştu

Bir tombalak kadın seslendi oğluna

“ Memet memet sen uyma onlara “

Önce memet sonra biz sonra valde mektebi utandı

Ve pertev nihale aşık oldu

Gökten zembille indi hürriyet

Kırmızı kurdalelerle bağlandık korteje

Hiç yorum yok: