9 Ocak 2021 Cumartesi

GÖLGELERİN EFENDİSİYLE SİYASET...

 GÖLGELERİN EFENDİSİYLE SİYASET...

Legal siyasette birilerini Tanrı'nın yeryüzündeki gölgesidir diye payelendirmek her çağda, her dönem var. Ancak bu pay ve paydacılık akışkanlığı siyasetin kirli ağına veya siyasetçinin örümcek ağına takılmaktır. Sorgusuz sualsiz gölgelerin efendisine tapınmaktır. Ve bu hal hangi günahın markasıdır besbelli. Hangi markalaşmanın reklam yüzüdür bariz. Özetle bu resmen günahların en babasına ucuz yollu payelendirilmişliktir. Gizliden gölgelerin efendisiyle siyasettir...
Yalandan yeryüzünün halifesidir diye inanmak, iki cihanda azap çekmeye adaylaşmadır. Adapsız ortaklıktır. Bu büyük günaha körü körüne bulaşanlar da, sakınmadan gidişata yol verenler de dahildir ortaklığa…
Dünyadan kendi halinde geçen giden, bakan gören ve göçenlerin dışında kalan, tüm zamanların en sivrilmişleri, sıkışınca gölgeliklere sığınırlar. Sinseler, siperlenseler de muhakkak hayatlarının bir döneminde karabasan yaşarlar. Gölgelerin efendileri tarafından gömülmeseler de, siyaseten onların da bir sonu vardır. Gömülürler. Nihayetinde orada burada, ili, dili, ilgiyi ve bilgiyi kimlerin öğrettiği ve kirlettiği de açıkça belirlenir...
Sanılmasın ki efendilerinin haklılığını, bilinçsizce, biteviye ispata çalışanlar hesap vermeyecekler. Hepsi de mutlaka hesaba çekileceklerdir. Vaka budur...
O yüzden yalan yanlış, eften püften yaylım ateşi boştur. Zülden kurtulmak güçtür. Çünkü kibirlenmenin, kirlenmenin, kurumlanmanın, çöreklenmenin ve memleketi onmaz süreçlere hapsedip, milleti açlığa mahkûm etmenin suçu ağırdır. Herşeyin gölgelerin efendisine atfedilmesinin de pek önemi yoktur. Çünkü ganimet çoktur, referansı da kaçınılmaz sondur. O yüzden hiç bir fevri çıkış mecburi çatışmaları önleyemez. Diğer açıdan sergilenen mucizevi olaylara bağlanan bilinç körlüğü, yazı turasal takıntılar, siyaseten safkan tapınmayı çağrıştırabilir. Çapsız çağrılar ise çağdaşlaşma özleminin karşısında erir gider. Efendilik biter, sade gölgeler kalır...
Yani siyasette sonuç almanın, her defasında gölgelerin takibiyle alındığı yönündeki tek taraflı algı çoğu zaman gölgecilere dinamizm kazandırmaz. Hatta gölge siyasetçileri bile mevcut zamanın dışında kalabilirler. Elbette zengin kaynakçalarda, sağlam sağlaması yoktur bu kuşak bozulmasının. Çünkü her şey bir anda değişir, kendi kendine alışmak ve sistemle anlaşmak bile zorlaşır...
İşte bu zor günleri en iyi yitik kuşak temsilcileri bilir. Ve dahi yaşamışlar. Bu arada en baş edilemez gölgelerin bile vakti gelince, semaya dağılıp gittiklerini görmüşlerdir. Çelik mezarlara gömüldüklerini de...
Gölgelerin efendisinin peşine düşülerek yapıldığı sanılan gölge siyaseti ve iktidar hırsıyla, klişe haline getirilmiş ne varsa umursamazlıkla kullanılır. Sürekli kullanılacağı da bir gerçektir. Ancak kalıcı hasarlar bırakır. Göz yumulan bu kiliseci anlayış en ücraya kin ulaştırır. Kindarlık bulaştırır. Ve kara gölgeler yarınlara taşınır.
Haliyle hükümdar bozuntusu pozunda ahkâmlar kesmeler artar. Parametrelerin yol göstermesine, bireysel tepkilere ve toplumsal tavırlara hiç bakılmaz. Yenileşmeye yüz verilmez. Ama işin sonunda bu yerel, genel, bölgesel, gölgesel efendiler ve gölge siyasetinin müdavimlerini gölgelikler de, siperlikler de korumaz. Kumpaslar ise hiç işe yaramaz...
Sonuç itibariyle hoyrat hayat yüzünden zamanla, demokrasi kültürü de tekler. Siyaseten Tanrının yeryüzündeki gölgesi sayılanlar gelip gelişip, gitmemecesine yerleşip, sere serpe serpilerek yenilenen serüvenlerle siyasetin baş temsilcisi olurlar. Garantili gölge kapmaca oyunlarını sahnelerler. Blok halinde, küresel ölçekte dayatılan armadaya anında dâhil olurlar. Öyle ki her alınan, verilen, salınan kararlarla toptancılık yapılır. O hal, bu hal hiç de demokratik olmayan yöntemlerle muhalefet çözülmeye çalışılır. Ve yıllarca telafisi olmayan çatlaklar oluşturulur...
Bu skandal oluşumda oto kontrol mekanizmaları bir bir çöker. Bundan sonrası volkan, benden sonrası tufan yalanları ile tepkiler bastırılır. Hoşgörü biter, tüm dengeler bozulur.
Vakti zamanı gelince de gölgelerin efendisine, yeryüzünün halifesine bağlanan tek adam kültürü inceden çözülür...
Duygusal motivasyona endeksli derinleşen faylar, gölgelerin efendisi siyaseti ve baskın-atak girişimlerle kimse harekete geçmez sanılır. Geçer. Zincirler kırılır. Yani iktidar yapılanması bazında, sözde yeni yöntem ve idari tekniklerle, demokrasinin çok uzağına evrilen ucube mantık tutmaz. Çünkü rejim sarpa sarınca takip edilecek gölge de bulunmaz. Gölgelerin efendisine karşın, gölge siyasetinde kırılmalar başlar...
Gölgelerin efendisiyle siyaset bambaşka hikâyelere akar, abul subuk kahramanlar arar ve bulur. Veya bulamaz ama rejim üzerine kafalar bir güzel karışır. Gölgelere bağımlılığı siyasette tapınma, körükörüne tapan ve ağa takılan çerçevesinde anlamayanların da büyük günahın piyonları olduğu geç de olsa anlaşılır...
Sanki anlı şanlı imajı verilen kusurlu kurgulamalara rağmen, Millet gölgelerin efendisi siyasetinden uyanmaya yakın. Memleket te gölgelerin efendisinden kurtulmaya hazır…
1

Hiç yorum yok: