4 Kasım 2017 Cumartesi

HEP AYNİ Mİ OLACAK? HAYIR…

HEP AYNİ Mİ OLACAK? HAYIR…
 
Gittikçe daha da ağırlaşan memleket koşullarında şu tek boyutluluk belasından kurtulma süreci başladı. Bu kongre ile artık siyasette yerel, il ve genel ölçekte ezber bozacak biçimde üç boyutlu bir yapının belirlenmesi gerekiyor…
 
Açıkçası kısa zaman sonra memleket boyutunda yapılacak kongreler ve büyük kurultay bir kabuk değiştirme gerçekliğine hizmet etmelidir. Etmezse yani parti aşağıdan yukarı, piramidin en altından en üstüne doğru, yine doğru bir yapılanma süreci yaşayamaz ise en güvenilen dağlar da yıkılır. Ve en alttan yukarı dağınıklık baş gösterir.
 
O nedenle şu garip ilçenin siyaset kılavuzları nice yanlış ve eksik icraattan sonra tavrını hala mevcuttan yana pekiştirmek, hala ona buna siyasi pay üleştirmeyi seçmek gibi tipik, eski, nahoş ve yoz alışkanlıklardan kendini kurtarmalıdır. Bu şekil siyaset üslubu bu saatten sonra kimseye siyasi ikbal getirmez. Daha da küçülmeyi getirir. Artık görmek lazım.
 
Aslında iki yılda bir tek parça halinde bu parti içi yarışa gömülenler, sonra dışa dönük hiç bir eylemlilikte görünmeyenler, yıllar boyunca elden uçup giden her şeylerin sorumlusudurlar. Suçu her zaman başkalarına yıkan, hiç günah üstlenmeyen ve yeniden yeniden sahne alan bu tek boyutlu tek kutuplulara bir kez olsun hep birlikte hep böyle mi olacak, hayır olmamalı çıkışı yapılmalıdır.
 
Yoksa yine geç kalınacak. Yarın öbür gün aday olanlar olur, olamayanlar mevcut iki adaydan birini destekler, kongre de gelip çatar. Zaman şu garip ilçede kadrosal yenilenme, yönetsel değişim ve içten dışa dönüşüm gereksinimine koşut, yeri geldiğinde solun da solu ilkeleri hayata geçirmeyi iddia eden adaylığın düşünülme zamanıdır. Yani artık daha muhalif ama daha yapıcı eleştirileri olan ve yerel genel iktidarın ensesinde birilerinin olduğunu hissettirecek adayların önü açılmalıdır.
 
Parti örgütünün beklentileri de bu doğrultudadır. Çıkıp da süreci tıkama siyaseti güdenlere, partiyi alışılagelmişin, mevcudun dışına taşıyacakların varlığını da kendini de alenen inkâr edenlere hep ayni mi olacak? Sorusu yöneltilmelidir. Yanıtı elbette Hayırdır.
 
Siyasi hayatlarında küçük bir ekip-grupla sözde iktidarı paylaşalım, küçük olsun benim olsun fikrinden öte hiçbir fikre, aldırış etmeyenler üçüncü boyutu zaten anlayamazlar. Anlasalar da işlerine gelmez. En basit şekliyle anlatılsa da beyinlerinin tek lobuna yüklenirler ve sadece zamanlı zamansız adanmışlıkları öne çıkarırlar. Kısa zamanda hiçe sayıldıklarında ise düzene şaşarlar.  Siyaseti algılayışları bellidir. Tarzları ise, erkten pay kapma istenci adına aday peşinde koşmaktır. Oysa maharet saydıkları adaylaşma, adaylaştırma bir siyasi buhrandır.
 
Yıllardan beri izlenen yol, yordam ve yöntemler hep aynı kaldıkça aynı tip isimler üzerinde son bir kez babında tekrardan anlaşılır. Kapalı kapılar ardında anlaşmalar ile istenen düzeye ulaşılamadığı her defasında anlaşılsa da taban ile gereksiz zıtlaşmalar delege bazında anında güncellenir. Yani zıtların birliği ortaya sürülür. Bu kez böyle olmamalıdır.
 
Yani bu düz mantık yerine bu süreci üç boyutlu değerlendirmek gerekir. Bütün herkes kendini yenilemeli, parti yenilenmeli, yenilenişe açık olmalı ve değişim başlamalıdır. İyi niyet gösterilmelidir. Çünkü her siyasi platformda düşünce genişlemesini öteleyen, sığ yarışı önceleyip tabana aykırı adaylaştırmalarla günün kurtarılamadığı apaçıktır. Bu anlayışla sadece gelecek iki yıla daha yazık edilir. O kadar.
 
O halde Partiyi daha ileriye taşıyabilecek, deneyimli birikimli, partinin ideolojisi ve programını ve de projelerini halka iyi anlatabilecek, yeterli ve düzeyli kadroların, kenarda tutulmuş değerlerin bir an önce partide egemenleştirilmesi gerekir. Şu garip ilçede özellikle en olması gereken ise yeri geldiğinde masaya yumruğunu vuran, yanlışları korkmadan haykıran, her ortamda saygınlık uyandıran bir başkan ve kadroyla yola çıkılması gerekliliğidir. İşte süreç, kongreler ve büyük kurultay süreci o süreçtir.
 
Siyaset, boşluk ve başıbozuklukta şunlar kazandı biz kaybettik veya nasıl kazandılar bilemedik çemberi içerisine hapsolmak ve yersiz iddialaşmak tek boyutluluğu ile iki yıl bedavadan zaman harcamak değildir…
 
Siyaset bazen; Yeter artık, Hep ayni mi olacak? Hayır diyebilmektir…

Hiç yorum yok: