1 Temmuz 2017 Cumartesi

ADALETSİZ TEMMUZ

ADALETSİZ TEMMUZ 
 
Vakti zamanında şu garip memlekette diri diri insan yakılarak insanlık suçu işlendi. Resmen cürümde bulunanlar ve iştirakçileri ilahi adaletten de hiç çekinmediler. Dava yıllar yılı sürüncemede bırakıldığından Adaleti olmayan yasalara göre zaman aşımından da paçayı kurtardılar. Ve bugün birçoğu namında adalet olan benzer zihniyetin şemsiyesi altında yakıcı güneşten korunuyorlar, serinliyorlar…
 
Bilinen o ki karanlıklar ile karanlığa karşı çıkanların binlerce, milyonlarca yıllık mücadelesi hep sürer sürecektir. Varoluşun temelinde hep bu kavga yatar. Bu yüzden insanlıktan çıkan insan yakmaktan hiç çekinmeyen güruh her devirde iş tutar, tutuyor.
 
İşte o tutu ve tutuculuk son yıllarda işbaşı yapınca 2 Temmuz 93 çoktan unutturuldu. Ciğer yakan yakınmalar, yakınlarını kaybedenlerin isyanı halen var. 2 Temmuz hala yanıyor. Madımak kokuyor yollar izler. Zihinler kanıyor. İbret alınası asla ibra edilemeyecek bir vahşet 93. Gökyüzü hala karanlık. Adımları maviye sürmek hala revaçta. Ve bir yan Deniz, bir yan toprak hala adalet yok. Tutkulu bir umursamazlık var, adap dışı. Adalete zerre inanmayan on milyonlar bir tarafta, adalet için çırpınan on milyonlar bertaraf. Her tarafta bir kalp yangını, kamp yangını. Bu resmen adaletsiz, adiletsiz bir düzene körlemesine çakılma sünepeliği. Sündükçe sündürülüyor.
 
Hala nice ocaklar sönüyor, söndürülüyor. Muhalifler süründürülüyor. Meğer geriye onmaz acılar bırakan ilk kıvılcım kaç yıl önce atılmış; Madımak 93. Bugünü geçmişte yarını bilinmezlikte kurulacak bir cennette yaşayan her devrin âdemleri, zevceleri, mahdumlar ve kerimeleri adalet bayramına sırt çevirmişler. Adamlaşmak yerine bile bile yüzsüzleşmişler. Hep ayni terane, ayni yüzey kirliliği.
 
Kör sıcaklar vurmuş Temmuz’u yakıyor, yanıyoruz, yakıyorlar. Şartlamışlar şurtlamışlar, toplanmışlar ehliyetsizliği semirtiyorlar. Sistematik biçimde 15 Temmuza erketelenmişler. Oysa kavurucu Temmuz sıcaklarında kâinatın adaletini bozanlara asla anlatılamaz, ders alınmamış nice durum yaşanmış, yaşanıyor bu memlekette; ‘Adalet yok, mülkün temeli sarsılmış, aklı sıra rüya tabirleri ile utanmazlıklar saklanıyor, namaz niyazla türlü şikayetler geliştiriliyor. Dünyadaşlar en aykırı özgürlükleri dahi Adalet çerçevesinde yaşarken bu necip millet en temel hak ve özgürlüklerini dahi sahiplenemiyor. Sahiplense adaletsiz uygulamalarla canından bezdiriliyor. Vesaire vesaire…’ Anlasalar da anlamazlar, anlatamazsın, anlayamazlar. Yanlı yorum ve yanıtları da hadiseler yaratacak cinste. Hadsiz hesapsız. Toptan bir cinsi felaket ve tarifsiz bir yabancılaşma girdabındalar. Talihsiz bir menzile memleketi tutsak eden zihniyete tapmışlar. Sözde Tanrıdan korkan ve medet uman bir çizgideler. Zaten hayata bu güdü ile yapışılıyorsa Allah muhafaza. Usul erkânı kaybetmişler. Düz yolda bocalıyorlar.
 
Allah muhafazanın canlı örneği Temmuz 93. Diz boyu insanlık dışı eğilimler dizgesi. Sağduyunun ateşe gömüldüğü bir gün 2 Temmuz. Hayret bu nasıl durdurulamaz bir fanteziymiş. Ki önlenemedi. Milyarlık yeryüzünde yer kaplayan hangi canlı türü böyle bir kalkışma da bulunabilir.  Böyle bir kalkışma da nasıl aktif rol alır, niye pasif kalıp destekler. Hangi canlı kafası kahrola, kahrolasıcalar der cana kast eder. Adalet,  adalette neymiş der ve kadife perdeleri tutuşturur. Allah muhafaza.
 
Muhatabı aleni bir olaydır Temmuz 93. Tecelli etmeyen bir adalet ayıbıdır 2 Temmuz. Müdafası müdanası olmaz. Müzesi füzesi de yapılsa ateşi sönmez. Kara 93 ten bu yana Adalet resmen yanmıştır. Şimdi de külleri savruluyor üç yanı denize, bu tavlı topraklara.
 
İşte yürüyüş o yürüyüştür. Küllerinden yeniden doğmak üzere  ta 2 Temmuz 93’ten bu yana gecikmiş olandır...

Hiç yorum yok: