3 Mayıs 2016 Salı

GÜL KURUSU

GÜL KURUSU
 
Gülkurusuna bürünmüş yine şu talihsiz şehir
tarifsiz benli güzel
dişi ve feminen
şehri yar….
Sen şehrimin kadını
kadınımın şehri
gül kürü
gül bahar.
Kaşmir sokaklarında karakış kasveti
kuşatır nefesimi loş lakırdılar.
Cakalanır boş bardaklarda susamcı martılar
içimi ısıtıyor eğrisi doğrusu
boğaza vuran rakı buğusu.
Hiç olmadığınca capcanlı yine şu garip şehir
Yakamda gül yaprağı izin
ensemde deniz gülü nefesin.
Kırmızı rosa…
Her gölgeyle balıksırtı nakışlanırım
sığınağım şuh itiraflar
ayartısız.
Gülkurusu akşamlarda iğreti dalgalanmalarla uğraşıyorum
Caddesinde sokağında ters köşe
ıssızlaşmalar.
Diye diye ısınıyorum.
Dolaşıklığım utangaç bir genç kız vefası
bulutların arkasında buruk hayaller
tepeden tırnağa nostalji
dejavuyum.
Tutulmuşum sana kayıp bedestenli şehir
sen şehrimin ahu gözlüsü
ben tekleyen kalbi.
En özgür ve en vazgeçilmez
Dahası dehası
silüeti boğaz.
Mazinin iskeleti metal köprülerde asılı
ekoseli şehirde tarihi yolculuk musikisi.
Cömertçe sunulan anılar karmakarışık…
Yolculuk miraca yakın.
Nice aksesuarlar biriktirmiş kesik uykular
mutlak mutluluk birikintisi
ıslak bir kuytuda darağacında
çekilmiş göndere.
Özene bezene bedenine oturmuş gülkurusu çıplaklık
etek uçlarından dökülüyor nazlı şehir
halay çekimli edalı
aşka sabık.
Sen şehrimin çatlamış kırmızı dudağı
yad ellerin yari
sürmeli gözlerde
gülkurusu akşamların tortusu
ben onmaz yaralı.
İstediğin şehri seçsen de sonsuz seçeneklerden
en güzeli en alası
bu kaçamak cıvıldaşmayla örtülü
ela gözlü şehirdir.
Aması aracısı yok
hızla tırmanır merdivenleri taçsız güzelliğin
gülkurusu uzanır maviye.
Defalarca süsler akıl sayfalarını
safça görücüye çıkar yalnızlık
kaybeder eşini.
Vitrinlerde şen kahkahalar
neonlarda patlak yankı
yasaklı.
Bu şehrin arafları ikiyüzlü çok boyutlu
sen şehrin gül yüzlüsü
gül kurusu
kadınımın şehri...

Hiç yorum yok: