31 Ocak 2014 Cuma

KUŞLUK VAKTİ KUŞKULANMAK VE BAŞARMAK…

KUŞLUK VAKTİ KUŞKULANMAK VE BAŞARMAK…

Çok ayrıntıya girmeden, ayrıntılarda fazlaca boğulmadan yepyeni başlangıçlar en umulmadık anlarda yeniden şifrelenirse, hayatlar yeniden kodlanır. Ve kuşanılan zırhlara rağmen yabana atılmayacak doğrular ile yüzleşilir yeniden ve en sahisinden.

Kuşkusuz kaç yıl geçmiş olur ise olsun hala kuşkular, cesaret kıran keşkeler varsa akıllarda şu su gibi geçip giden hayat daima yaşanılmazlaşır ve yalnızlaştırır insanı. Bazen her türlü başarı, başarıya erişmek bile iradeyi ve direnci zayıflatır. Tırnak içinde hiçbir iyilik ve iyiliklerin asla karşılıksız kalmayacağı hissi de unutulur. Varsa yoksa bu gündür koca koca adamların veya adam sayılanların tek savunabildiği.

Ve yarınlar kuşkulara gark olur, garabet çalınan günlükler görülünce...

Kuşku yok ki başarının en birincil sırrıdır önce başarmaya duyulan inanç. Başaracağım demek hayatı beceriyle yönetmek yönündeki ilk dönemeçtir. Hangi yaşta ve başta denildiğine bağlıdır biraz ama aşırı istek, keskin kararlılık ve eyyüp sabrı olmayınca hiçbir iş başarılamaz. Veya her şey mevcutken bile bazen başarı gelmez, helva tat vermez. En başta aşırı isteklenme ile yollara düşülse de yarı yolda kalmanın var olduğunu da bilmek gerek kuşkusuz.

Kuşatılmışlığa rağmen asıl başarı planlı programlı proje eksenli çalışma, tüm etkenleri gözden geçirme, uyumlu olma, gibi metotlara bilimsel vurgu yapsa da düşlenenlerin her zaman başarılamayabileceğini anlamaktır kuşkusuz. Çünkü başarmak ciddi biçimde hedeflenildiğinde dahi hayaller her kertede arşın arşın aşırılıklara kurban gider.

Kuşe baskılı bu durum var olmanın keşfini de zorlaştıran bir seçime sokar aklı. Böylece tam ulaşmışken en zirveye, tüm başarıya koşma ve kavuşma mücadelesi de boşa çıkmış olur. Bazen de bir bakarsın durduk yerde, olduk halde başarı koçuyla moçuyla ayağının dibine kadar gelir insanın. Aldanmamak gerek kibirlenip, böbürlenip. Çünkü izin verildiği kadarıyladır bu mükâfattan faydalanmak da. Ve o üstün başarı Kelebeğin ömrü misalidir kuşkusuz. Dalgalı denizlerden yırtıp ılıman limanlara yanaşmak vizeye tabiidir.

İşte o kavgacı gemilerin bacasından tüten dumandır aslında başarı. Kuşluk vakti kuşkulanmak ve başarmak üzerine düşünülmüş, düşlenmiş ve hissedilmiş her tutkuda gizlidir belki de alın yazısı ve yazgı…

Kuşkusuz küskün ve kılıç keskinliğinda yaşamlara sunulmuş bir bahar sıcağıdır, bir cam göz buğusudur başarı. Tumturaklı söylemlere sonradan alışılır alışılmasına da evveliyatı işte tam böyledir. Çünkü hiçbir söylem başarıya ulaşırken veya ulaşmışken hoyratlığı değişim ve dönüşüm ile özetleyemez. Ön yargılara kölelik, umutları unutmalara, uyanıklığı uyumalara çevirir her türlü iyi hal şart ve ortamında.

Koşullar ne olursa olsun yetenek ve yeteneklilik kendine has bir özgürlük olsa da özünde gündelik hayat çekişmesi ve didinmesiyle usanmışlığa dönüşür. Ve uçsuz bucaksız kızgın hayaletler çölünde tutsaklığı çağrıştırır. O esaretten yırtamayan İnsan da ideler yerine idealler zırvalığında boş yere vaha aramaya devam eder. O arayışlar da başarıyı fırsattan istifade erteler ve öteler. Zaten yeterli bilgi ve mahirane beceriye sahip olmak yalnızca hayal dünyasında sözcük oyunları oynamaktan ibaret değildir. Öyle görüldükçe ve böyle görüldüğünden ar perdesi yırtıldığı an daima ibretlikler dökülür, dökülüyor, kuşkusuz dökülecek

İnsan kendini ne yapsa alıkoyamıyor ama zengin dokunmuş kumaş gibidir zihni kurcalayan kuşkular. Gerçekleri görmemek ise sıkıntılı bir dil ile kelime kuyusuna düşmektir. İçimize derinden işlemiş ne varsa onunla ve geride bıraktıklarımızla oyalanmaktır başarıdan çıkarılan pay. O yüzden çoğunlukla kavrayamadan, yel gibi geçip gider yollar. Ve kuşkusuz hayalleri olan bir gençten, kuşkulu ve nasihatleri bol bir ihtiyarcığa dönüşülen öyküler bir varmış bir yokmuş diye de başlayamaz. Düşün atölyesindeki ses uyumları çağdaş ortalaması sorumluluktan kaçmakla at başı yarışır.

Başarı aslında geç de olsa yeni yeni olsa da ayırtına varmaktır var oluş nedenselliğinin. Düzen var olmayı biçimselleştirdikçe, etkileşen ve ötekileşen trans halleri egemen kılınsa da hayatın içine kuşkuyu ve etiğine duyguyu katmaktır başarı. Eğer katkılarda yapaylık var ise sağdan soldan esinlenmelerle yön verilen, yönsüzlük sarmalında azgınlık ve taşkınlıktan başka malzeme kalmaz elde.  Kaba ve düşüncesiz tavırlar ise bünyesinde başarısızlık hikâyesi barındıran insanı simgeler.

İnanılmaz başarı öyküleri var, mükemmelliği zorlayan ama özünde ve sonunda tüm köprüleri başarısızlığa açılan. Aslında yüreğe işleyen öyle öyküler vardır ki işi gücü bırakıp, tatlı sözlere kanıp, aldatıcı öğütlere sarılıp yanmaları yakılmaları önlüyor.

Yanmadan, yıkılmadan, yılmadan açık kapalı geçişler yaşamadan başarmanın ilk koşulu ise kuşku ötesini solumaktır…

Hiç yorum yok: