18 Nisan 2019 Perşembe

MAZA MA MAZA.. BATA...

MAZA MA MAZA.. BATA...

Resmen 'maza ma maza' iken cilim çamura bata çıka bir mazbata savaşı yapıldı. Birinci mazbata savaşı iki buçuk haftanın sonunda bitti. Ve bu zor günler yakın tarihe altın harflerle perçinlendi...

Nihayetinde 'olan oldu, geçen geçti' ve koca metropolün kim tarafından yönetileceği resmen ilan edildi. Bu kez 'Atı alan Üsküdar'ı geçer' mantığı çöktü. Yerli yerine 'maza ma maza' geçti. Yani uzun yılların bataetiğine çare bulundu. İmam...

Ayrıyeten mazbata hakikaten hak edene verildi...

Mühür beş yıllığına 'hak yemem, hakkımı da yedirmem' dürüstlüğünü kamuoyuna deklere eden imagere geçti. Tavrının sadece imaj olmadığını da dünya aleme gösterdi. Rakipleri de bu yüzden gerildikçe gerildi.  Geriledi.

Açıkçası tam yirmi beş yıldan sonra tarih yazıldı. İmam önderliğinde güneşli günler görmeye gün doğdu...

Hesap kitap taa en başından belliydi. Kimseler aleni gerçeği görmek istemedi. Yenilgiyi bir türlü hazmedemeyenler, çocukluğunda misket oynayanların iyi bildiği gibi kaybettikçe cızanları oynadılar. Veya vaktiyle mahalle maçları yapanların iyi bildiği gibi yenilenin top benim diyerek oyunu bozanını oynadılar. Yedikleri golleri saymadılar, atamadıklarını ise bir bir saydırdılar.

Elbette bu cızmalar ve kızmalar yakın tarihe kumda oynamak üst başlığında kaydedilecek. Yani mazbata, maza ma maza gerçekleştiği halde yaklaşık üç haftaya yakın geciktirildi. Maraza arandı. Seçim-sayım kurullarında bata çıka farkın kapatılması oyunu oynandı. Yangı bilinçli sürdürüldü. Kazananlar süründürüldü. Sonuç değişmedi.

Belki de onlarca yıldan sonra ilk defa bu birinci mazbata savaşında taraflar bu denli istekli oldular. Bu denli kazanmayı arzuladılar. Mühür ile mazbata layığını buldu ama olağanüstü itiraz da bavullarla yetkili merciye taşındı. Hem de 'hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik...' babında.

O nedenle şimdilik top Yeseka'da. Yeseka yeknesak bir karar vererek türetilmiş kuru iddiaları kabul edecek mi görülecek. Redleyecek mi bakılacak. Birinci mazbata savaşı öncesini de resetleyecek mi anlaşılacak.

Yani her ne kadar birinci mazbata savaşı kazanılmış ise de Yeseka Tek Adam rejimine dayanamayıp recidivist bir role bürünebilir. O zaman da işler bozulur, külahlar değişir.

Hele de asıl hedef 'koca metropolü yönetmek değil Tek Adam rejimini yıkmak ve Demokrasiyi kurmak' olduğu yıldırım gibi ortalığa düştüyse. Belki bu duruma müsaade etmemek gerekir yönünde bir karar çıkartılabilir.

Gerçi maza ma maza, bata çıka durumu ta en başında tarihe not olarak düşüldü. Şimdi bu zabıt objektiflere girebilir. Mazbata düşebilir. On yıllardan sonra bitaraf olanlar işte bu beklenti içinde.

Varı yoğu palavra paçavra ama lehte tezgah kurgusu üzerinden yeseka kıskaçta. Hala gerilim körükleniyor. Demokrasi, hukuk hiçe sayılıyor. Sayım döküm makinasına döndürüldü kurullar. Yani Yeseka'nın varı, bir durum var mı yok mu? tekraren inceleyecek.

Lakin nafile. Maza ma maza; Olan oldu, geçen geçti...

Hiç yorum yok: