12 Temmuz 2016 Salı

DUVARLARIN ÖTESİ

DUVARLARIN ÖTESİ
Öte duvarlar ağlıyor çocuk gibi,
Duvarların ötesi de.
Yıllardan sonra Denize kaç yol iner
kaç şoseden gidilir şaha kalkan sahile
unutulur.
O unutkanlıkla
çıplak uçurumlar saklar dağları
dorukları ise kar.
Kar kış kıyamet
mavi yüzüyor Karadenizin kucağında
iç çekişleri duyuluyor kararan gökyüzünün.
Günden geceye bahar
binbir renk dağlar.
Asma kilitli kapılar ağlıyor çocuk gibi
kapıların ötesi de.
Ve dayanılmaz güzellikte manzaralar da.
Eriyen kar deniz yolcusu
kaçak mal yüklü sandallar
sallanıyor tutku
Takalar da hamsi furyası.
Fuleli adımlardan taşan memleket aşkı.
Çıplak koylar saklar onları…
Direkleri kıpkırmızı yelkenleri ipek atlas.
Gençlikte sahiden dağlar sevilir
Az biraz geçkinleşince deniz derya toprak…
Kaç yoldan gidilirse gidilsin adres birdir
kurnazca beklenir sonsuz ağlamalar.
Nazlanmaların hazzı bitmez
bitmez yankısı
ebediyen sürer yangısı…
Ve parfüm kokularına karışır yosun ıslağı…
Ve duvarları aşar çocuk gülüşmeleri
duvarların ötesinde
etrafa dağılır çocuk korkusu.

Hiç yorum yok: