22 Mart 2016 Salı

TOPRAK

TOPRAK

Sıkıntı bastı yine
sıkıldım.
Gökyüzü benden sıkıntılı
ben topraktan
asıldım.
Çatapat patlatılan çocuk kaldırımlarında
yetim çocuklar.
Bombalar patlıyor habire.
Oturmuş çıkmaz sokağın karanlığına bombacılar
pimler çekiliyor.
Sembollere karışıyor aklım
kıvılcımlarla ateşe
ölüyorum.
Ben toprağa
toprak yarınlara
doğuyoruz.
Hayatımı zar zor ışıtan sarı ışık
felçli yatalak
patlak.
Parça tesirli.
Bir gece yarısı raydan çıktık…
Gökyüzü doldu gözlerime
gözyaşlarım ateş damlası
yıldız sancısı.
Usta göğsüm ağrıyor delice.
Çat pat bir hayat işte
yaşadığım
sıkıntılı…
Kadınlarım topraktan
sümbüllere karışıyorlar
gelincik tarlasında kırmızılara.
Kırıldım…
Kahkahalar çivilenmiş duvarıma
kıvılcımlar mavi mavi
Deniz gibi
dalgalanıyor acı.
Karanlık çivilenmiş kör kaldırımlara
vurulmuş alnından çıkmaz sokağın filleri
Sırım gibi
sırmalı sormalı
bu nasıl son…
Ben toprağı delen çatapatçı çocuk
aynaya düşenleri  bilmiyorum
belki bombacı.
Topu tombalacı…
Toprak sıkıntılı
Gökyüzü sıkı.
Sıkı bir yaşamdı elimden kaçan
tutamadığımdın
tutkuluydun en tutkun.
Toprak bana ben toprağa yakın
bir mecburiyetti yetti canıma
sıkıldım.
Karanlık evrildi kaygısızca
sıkıntı bastı
baskın basanındır
asıldım…

Hiç yorum yok: