7 Nisan 2012 Cumartesi

BELEDİYENİN YENİLENİŞ VAKTİ GELDİ DE GEÇİYOR

ERDOĞAN AKSU

BALKON HİKAYELERİ VE REKLAMLAR

Email: yerelgazeteci@hotmail.com

Esenler belediyesi “Belediye çalışıyor, Esenler değişiyor, 365 gün kesintisiz hizmet” parolasıyla pusula şaşırtan 3. Faaliyet yılını da geride bıraktı. Profesyonelce hazırlanmış 193 sayfalık 2011 faaliyet raporu da -performans programının bir yıllık uygulama ve sonuçları amaçlanan misyon, vizyon ve kaliteyi gerçekçi biçimde yansıtamadığını ortaya çıkardı.


BELEDİYENİN YENİLENİŞ VAKTİ GELDİ DE GEÇİYOR

Esenler belediyesi “Belediye çalışıyor, Esenler değişiyor, 365 gün kesintisiz hizmet” parolasıyla pusula şaşırtan 3. Faaliyet yılını da geride bıraktı. Profesyonelce hazırlanmış 193 sayfalık 2011 faaliyet raporun da performans programının bir yıllık uygulama ve sonuçları amaçlanan misyon, vizyon ve kaliteyi gerçekçi biçimde yansıtamadığını ortaya çıkardı. 2010-2014 stratejik plan doğrultusunda hazırlandığı önsözünde belirtilen rapor meclise ve kamuoyunun bilgisine sunuldu, sunulmasına da;

Raporun önceden dağıtıldığı için meclisçe okunmuş sayılmasıyla, muhalefetin rapor hakkında görüş bildirmeleri de sözde grupların anlaşması sonucu başkandan öne alınınca gelenekselleşen meclis işleyişindeki usul de ihlal edilmiş oldu. Yani iş baştan bağlanmıştı. Zaman sınırlı konuşmalar sonrasında belediye reisinin monoloğu dinlenecekti. Zaten hazirun baştan savma ve aceleyle çekilmiş bir filmin gösterimi ile hazırlanmıştı bu duruma.

Aleyhte konuşmalarda da, lehte konuşmalarda da içerik bomboştu. Parti içi disiplinleri olmasa nerdeyse iktidar birbirine muhalefet edecek seviyeye çekilmiş bir meclis oluşmuş Esenler’de.  Ciddi manada bir muhalefet eksikliği var mecliste ve Esenler’de. Ben merkezci eğilim ağır bir hastalık olarak her kademeye nüfuz etmiş. İçsel çatışmalar sevgiye alerjiyi doğurmuş. Bu nedenle de Fiskos masasında bitiriliyor toplum yararına her şey.

Bu al gülüm ver gülüm, dostlar alışverişte görsün memnuniyetliliğinde 50 trilyonluk borç, 9 trilyonluk bütçedeki delik açıktan açığa güme gitti. Üzerinde pek durulmadı.

Konuşmacılardan sonra söz alan belediye reisi de; çam fidanı diktik, sokak süpürdük biçiminde sunum yapmayıp, “sosyolojik-felsefik amfisel ders” vermeye kalkışınca işin çığırından çıkacağı baştan belli oldu.

Koca bir yıl, “faaliyet yok ki raporu olsun, karne gibi rapor. İyi, kötü, orta kendi kendilerine not vermişler” izahına indirgendi. İktidar sözcüsünün;”biz belediyeciliği biliyoruz. Yaparsak en iyisini yaparız. Rakamlarla ilgili konulara girmek istemiyorum ama istanbul’un parmakla gösterilen belediyesiyiz. Önemli yatırımlara imza attık. Esenler dünden daha güzel. Takdir aldık, beğenildik, alkışlandık ve biraz önce de bir film izledik.” Demesi de günü kurtarmaya yetmedi.

Prestij caddeleri mantarlı caddelere dönüşen, avcılık ormancılık, balıkçılık bütçeleri olan, aylık bir-iki trilyon faiz ödemeye mahkum edilen, faize bulaştırılmış bir belediye filmi izledik, aktörlerinden.

Gruplar adına konuşmalar sürerken meclis başkanının genç divan üyeleri ile konuşup gülüşmesini de yadırgadık, başkana da hiç yakışmadı bu tutum. Gözlerden kaçırılmaması gereken bir kaleye almayış ve küçümseme süzüldü bu tavırdan. Mecliste çalışma odası bulunmayan bir meclis üyesinin çaresizlikten gazetecilerle münasebeti dillendirilince, belediye reisinin oturduğu yerden dikkatlerden kaçan “ o halde yerel basını çıkarın” gafında bulunması garip bir anlayışın gizlenen dışa vurumuydu.

“Vizyon sahibiyiz ama yaşam hakkı veremiyoruz” çıkarsaması ve serzenişi her şeyi özetleyen bir gerçeklilikti oysa.

Kürsüde ise belediye reisinin akademisyen kimliğine hasreti öne çıkardığı konuşması bir kez daha baydı. Başkana artık biraz daha kısa konuşsa daha iyi yapacağı gerçeğini cesaret edebilirlerse eğer yakın çevresinden birileri anımsatmalı. Ayrıca her Salı 153 çek raporunu irdelediğini belirttiği konuşmasında henüz proje aşamasına dahi gelmemiş renkli fotoğraf tablolara sığınması belediyeciliğinin geldiği noktayı açıkça gösterdi. Bu tavır üst bakış açısının felsefi temelle çatışma tezahüründen başka bir şey değildi aslında.

Belediye reisinin şevkle açıkladığı şehrin idrakı, inşası, ihra ve teberrüzü açılımları da ilkesel manada kurumun toplumla kurduğu ilişkinin zedelenme belirtisiydi. Çünkü planlar sayısallaşamayınca, övünülen 279 performans kaleminin değerlendirilmesi ve 28 fiziki projenin durumları havada sahipsiz kaldı. Ancak 89 performans tam not, 144’ü orta not, 131’geçer not ve 15 performans ise zayıf not alır diye günün ve yılın değerlendirmesini yaptı belediye reisi, vekilleri dinledi.

222 trilyonluk kamulaştırma yapıldığını söyleyerek, belediyemiz yüz üzerinden 98 not alır diyerek karneyi haziruna iletince ve alkışlatınca biz daha fazla dinlemeye gerek duymadık ve salondan ayrıldık.

Sonradan duyduk ki bizden sonra meclis karışmış, meclis üyeleri birbirine girmiş. Yerel basından gelişmeleri izleyeceğiz manşetlere düştüğünde.

Zaten işler kolaylaşmış; “bir istirhamımız var Sayın bakanım, emrin olur sayın başkan” minval üzere iki dakikada bitiyor sorunlar. İktidarın iktidar erki eskisi gibi hiç değişmeden bu şekil işlediğine göre; Demek ki iyi yoldayız! Yerelden genele yenileniş vakti geldi de geçiyor vesselam…
ERDOĞAN AKSU

Hiç yorum yok: