13 Ocak 2019 Pazar

BÜYÜK BUHRAN TÜRKİYE’Sİ…

BÜYÜK BUHRAN TÜRKİYE’Sİ…
 
Dünyayı kasıp kavuran ‘Büyük Buhran’ tam doksan yıl önce tüm insanlığı vurdu. Belki de insanlık tarihinin yaşadığı en geniş çaplı ekonomik krizdi. Yükselen kapitalizm bir anda dip yapmıştı. Buhran on yıl devam etti ve İkinci Dünya Savaşı’nı tetikleyerek yeni bir emperyalist paylaşım sonrasında duruldu…
 
1929 yılında patlayan Büyük Buhran’ın ilk belirtileri,  ABD’de 1928’den itibaren inşaat, gayrimenkul sektörünün duraklaması ve gerilemesidir. Buna koşut sanayi yatırımları da kademeli biçimde azalır. Belirsizliğe ve alenen çöküşe açık bir konjonktüre rağmen, borsa bir süre daha yükselişini sürdürür. Buna aldanan veya aldatılan orta tabaka elindeki avucundakini batışa geçen şirketlerin hisse senetlerine yatırır. Ancak borsanın Boğa trendi 1929’da biter. Hisseler mucizevi şekilde değer kaybeder. Kara Perşembe, 1929 sonuna doğru patlar. Niyork Borsası’nda panik başlar. Aşırı bel bağlanan borsa 24 Ekim’de çöker. Birkaç hafta içinde binlerce şirket batar. Her gün yerden mantar gibi biten bankalar batar. On milyonlarca insan işsiz kalır. İnsanlar açlığa mahkûm olur. Zorunlu ihtiyaçlar trampa ile karşılanır. Kriz, büyük ekonomik buhrana dönüşür.
 
1920’li yılların “bırakınız yapsınlar, bırakınız gitsinler, bırakınız geçsinler” bağlamındaki ekonomi politikası da böylece dip yapmış olur…
 
Büyük Buhran kısa sürede ekonomisi ABD’ye göbekten bağlı ülkeler başta olmak üzere zincirleme bir reaksiyonla Güney Amerika ve Avrupa’ya da sıçrar. Özellikle Avrupa'yı kasıp kavurur. Avrupa’nın sanayileşmiş ülkelerinde faşist liderleri ve faşist partileri iktidara taşır. Yaklaşık on yıl dünyanın dört bir yanında kendisini en ağır biçimde hissettiren Buhran, sözde çaktırmadan İkinci Dünya Savaşı’na da zemin hazırlar.
 
1929 Büyük Buhran’ı çok geçmeden Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış Türkiye’yi de yakalar. Hele de bir önceki yıldan itibaren Duyun-u Umumiye’den devrolan dış borçların ödenmesine başlanması ve bu borçların genel bütçe harcamalarının beşte birini oluşturması etkiyi artırır. Allahtan o yıllarda Türkiye’ye yabancı sermaye girişi düşük olduğundan etkilenme dış ticaret seviyesinde kalır. Buhran, Liranın değerinin düşmesi ve ihraç mallarında fiyatların düşmesi ile kendini gösterir. Türkiye ekonomisi ve ihracatının büyük oranda tarıma dayalı olduğundan başta devlet hazinesi ve diğer kesimler gelir kaybına uğrar.
 
Taze devlet olmaya aldırmadan Buhran’ın sınırlardan içeri girmesiyle birlikte yeni ekonomik önlemler uygulamaya koyulur. Sarsıcı etki hafifletilmeye çalışılır. Merkez Bankası’nın kurulmasıyla kur, faiz ve kambiyoya denetim getirilir. İzmir İktisat Kongresi’nde belirlenen liberal politikalardan uzaklaşılır. Devletçilik ağır basar. Milli burjuvazi oluşmadığından veya milli sermaye yetersizliği yüzünden Kamu İktisadi Teşebbüsleri yoluyla sanayileşmeye hız verilir. Dış ticaret tarımsal ürün ihracatı ile sanayi maddeleri ithalatına dayalı bir seyir izler. Tarıma bağlı ekonomiden sanayi ve üretim ekonomisine geçiş sağlanır. Böylece köyden kente göç de başlar.
 
Büyük Buhran’dan itibaren beş yıl boyunca ekonomiye doğrudan müdahale edilir. Girişimcilik ve girişimleri işletme devletin ekonomi politikası olur. Yine bu dönemde devletin özel sermaye birikimi için müdahaleleri de görülür. Küçük orta ölçekli imalat işletmelerindeki iflaslar ve özel sektörün sanayileşmede beklentilerin altında kalması devleti eksik alanlarda performans göstermeye iter. Böylece uygulanan katı devletçi modelle ödemeler dengesi açısından pek de parasal kriz yaşamadan İkinci Dünya Savaşı sonuna dek idare edilir. Ayakta kalınır. Hem de diplomatik hamlelerle savaşa girmeden. Savaş da atlatılır ve 1946’ya çıkılır.
 
İşte memlekette ne olduysa 1946’daki o ruh değişimiyle olur. Büyük Buhran’dan sonraki doksan yılın, yaklaşık yetmiş yılına da öyle veya böyle işte o ruh hükmeder. Ve büyük sermayeye göbekten bağlı hale gelinir. Ve milletin bahtına sık aralıklarla hep buhran günleri düşer.
 
Görünürde Dünyayı kasıp kavuran bir ‘Büyük Buhran’ olmasa da, şu garip ülke yine Büyük Buhranlar Türkiye’si kıvamında bir yerel seçime gidiyor. Asıl buhran ise seçim sonrasında…

Hiç yorum yok: