28 Temmuz 2020 Salı

temmuz-3


KİTAPLI KİTAPSIZ KİTLENMESİ…

Kitabın ortasında yazanlara göre, kiti hiti bitlenince, çapsızlıkla iyi kötü birlenince kitlenir hayat. Sadece kara kaplı kitap açar bu hayati kilidi. Tarifi yoktur kitabın da kitapsızlığın da. Arifi naifi vardır, yazılmışı basılmışı vardır. Yaprak yaprak dökülen, fetbazlara filtre, dilsizlere din, cibilliyetsizlere illiyet vardır tümünde. Sonbahar havasında bile okunan. Ve okunmadıkça kitaplara bağlı olmayanların hayatla bağı zayıflar. Kitaba bağlanamayanlar, kitaba bir dakika ayırmayanlar hiçliğe bağlanırlar çok şey pahasına. Ne yazık ki bilgi çağında bile asla bilemezler hayata dair tabirleri...

Tabii ki kitaba bir dakika ayırmayanlarla bilgi çağında yaşamak zordur. Yaşanmaz da. Oysa kitap bilgi, bilgi güçtür. Sezgi kazandırır, sevgi öğretir, saygı benimsetir, düşün anımsatır. Kitapsızlar ise çerden çöpten, sokma akıl, kulaktan dolma, her şeyi bildiklerini zannederler. Dil ameliyle bilime saldırılar, bilime inanmazlar. Hep bilinmeyene, bilinmezliğe tutkulanırlar. Zihin tutukluk yapınca da alt beyinlerinden vurulurlar.
Kitap yerine kitapsızlığı seçmek, doğru seçimlerden uzaklaşmanın ilk emaresidir. Hayatı okumakta, günceleri dokumakta, doğruyu yazmakta bu nedenle zorlaşır. Hayata tutunmak da, yazgı da güçleşir…
Her yeter yanlışı, beter hatayı, heder olanları görmezden gelerek yazıcıya, yazgıya bağlamak kutsal kitap kitapsızlığıdır. Bir başka açıdan da resmen kutsal emanete ihanettir. Kutlu ve kutsal kitap düşmanlığı, kapsayıcı kitaba düşmanlık kitaplı görünme riyakârlığı ve sahtekâr imansızlığıdır. Bu ikiyüzlülük veya yüzsüzlük raflar dolusu günah biriktirir. Bir çırpıda yüzleşilen ise bir dakikayı kitaba çok görme günahkârlığı ve günah bataklığında bocalamadır.
Ve bir saatten sonra raflar kitap tutmaz. Sanki kitapsızlığı kusar. Kelimeler boğaza dizilir ama yutulmaz. Kel alaka bir dakikayla kişisel gelişim ve gelecek sekterlenir. Kalite kabızlığı yaşanır, ömür boyu. Yarınlar kirlenir.
Öbür taraftan kitaba bir dakika ayırmayan kitapsızlarla, kitap sayfalarına umudu sıkıştıran kitaplılar ve hitaplılar bilgi çağında kapışırlar. Öyle ki kapanın elinde kalıp, evir, çevir, devir okunan klasikler bu kapışmaya çağlar öncesinden ayna tutar. Hemen hepsinde aynaya bakma cesareti gösteremeyen kitapsızları, tadı damakta kitaplar dünyası bir dakikada ölüme mahkûm eder. Ve kusursuz denge böylece kurulur…
Bir anda dengi, dengesi, çehresi şaşanlar ise kitapları hiçe sayanlar ve aklı sıra kitapsıları raflayanlardır. Açık seçik arafta kalanlardır. Çarpık çurpuk beyancılardır. Kitapları değil nesnel duyarsızlığı mukavva kafalarına hapsedişle insafsızlaşan da onlardır. Bu kitapsı aklanmanın suni ürünüdür. Azalan değer yozlaşması, kitapsı hevesiyle kitapsızlığın bizzat saklanmasıdır.
Kitapla bir dakika, ömrün son deminde bitap düşenlere ilaçtır. Dopingtir. Kitapla bir dakika koca bir ömürdür, geleceği kuran umuttur. Dünyalar yıkıldığına aldırmadan kitapsızca sevişmek ise boşa giden bir dakikadır. Hayattan çalınandır.

Bu yüzden her devrin kitapsızları, şerefli kitapların şerbetinden içmediklerinden mutlak surette, sürekli tıkanırlar. Paslı tırnakları daima kaya taşa değer. Değer değmez hiç düşünmeden etrafını kırarlar, dökerler, incitirler. İnsan gibi pişman olmayı dahi beceremezler. Kusura bakmayın bile diyemezler. Haliyle kitaba bir dakikayı çok görenlerin çoğunlukla dinleri de, dilleri de sürçer. Süzme akılla kavrayamadıkları ayrıntılarda küçük kıyamet ararlar. Dahası yok eninde sonunda belalarını bulurlar…
Gümüş şamdanlardan akan sıcak mum damlaları, şamar gibi iner suratlarına anlamazlar. Tıslayarak geçer gider güzellikleri görmezler. Çirkin dünyanın badilerine dönüşürler. Keza yılanlar da deri değiştirir. Değişmeyen tek şey ise kitabın ortasından okumaktır. Kara kitaplıya kitapsızlığı yazmaktır…
Anca okuryazar seviyesindeki kitapsızlar bunu da anlayamazlar. Sanki çok kitap yutmuş gibi, kalem tutmuş, mürekkep hokkasına divit uç batırmış gibi, kalemi silah farz etmiş seri sıralamış gibi muadili-dengi masalına sığınırlar. Belgelere yalan yanlış beyanlarla acizliklerini kapatmaya çabalarlar. Elbette nafiledir. Dengi dengine buluşup, kurup, buharlaşıp tütsülenmek ise başka hikâye.
Türlü çeşit koca koca yalanlara sarılmak kitapsızların hayat dengesizliğidir. Gün gelir topunun dengi kuşağı çözülür…
Kitaba bir dakika ayırmayanların denge ağırlığı dengesizleşince, o bilindik duruş kaybedilir. Muvazene kayar, balans bozulur, devrilme gerçekleşir. Akıl ve ruh uyumu biter. Ağırlık merkezine dayanak desteği de ters yönde işlediğinden uyurgezerlik hiçbir işe yaramaz. Çünkü maddi manevi muhasebe günü yaklaşmaktadır.  
Ve kitabın ortasından okunduğunda kim kitaplı, kim kitapsız, kim hayati kitlenmeye sebep bir dakikada belli olur…

                                                            
ROL MODEL SİYASETİ...

Siyasette rol model olmak önce cesaret gerektirir. Sonra kollektif bütünlük, eşgüdüm, direnme ve dayanışma azameti. Komplocu taktik varyasyonlardan sıyrılma becerisi. Kadrosal pratik, devrimci ve ilerici bir ruh. Eylem ortaklığı, politik çizgi ve üslup dengesi. Ve katı prensipli tutarsız dayatmalara da kutsal isyan...

Şüphesiz model olmak ve rol modeli bulmayı aramakla geçer siyasi hayat...

Siyasal hayat bu çerçevede insanlara binlerce insan tipi ve siyaset profili sunar. Sunulanlardan seçilenlere ise sırtını dayama cesareti gösterilir. Umut ve inanç daima bu eylemselliği dayatır.
Ancak siyasi hayatın, kimin kurban olacağı belirsiz bir sunak olduğu asla unutulmamalıdır...

Unutulmamalı ki ruhuna siyaset virüsü bulaşanlar, hakim algının kırılması için özel ve öznel girişimler dahilinde dört bir yana savrulurlar. Bu uğurda tarihin kaydetmediği kazanımlar için bile bir ömür çekincesiz feda edilir. Basit ve hedefsiz kalmaktansa, lafta siyasetin rol modelleri bir şekilde pik yaptıkça toplum ve gelecek adına hırslanılır...

Ancak arsız ve içine kapanık rol modeller, siyasetin evrensel kurallarını hiçe sayar. Bunlar hiçliğe tutsak olana dek genetik kodlarını saklarlar. Pergel açılınca pervasızlık başlar. Yıllar yılı edinilen unvanlara hiç aldırmaksızın geniş açılımlı daireler çizerler. Güzergâh oldukça sıradanlaşır. İşte kendi çizdiği dairenin içine hapsolmak budur.

Böylece bambaşka dünyalarda, akla hayale gelmez rol model olmaya yelkenler fora edilir…

Çünkü siyasi arena hırçın dalgalı bir denizdir. Ne yazık ki safdışı edinceye, saf dışı edilinceye dek sürer kutlu macera. Seyir defteri dolar. Diğer yandan boşa meşgale sayılsa da siyasette saygın kimlik olma, kendi çapında rol model sayılma uğruna evrensel düşünce disiplininden kopmamaya çalışanlar vardır. Varlık da dirlik de onlardır.

Ama dalgalı denizde örnek alınan insanlar yani siyasi insanlar, valık darlık açmazında bir anlık bocalayınca boğulur. Beter boğuluş gerçekleşir. Yanbi ssığlık ve yamaklık uzun soluklu siyaset yolunu kısaltır...

Kısa dönemler baz alınarak güdümlenen tekilci, şekilci, tekelci, oportinist itaat bağlamında değişen ve dönüşen siyaset, asla düzenleyici ve dönüştürücü olamaz. Pikapta plak döner ama dip süreci yaşatır. Siyasi hayat sesli veya sessiz, kanlı veya kansız müdahalelerle ekseninden kayar. Rotasından kopar. Şartsız, ideolojisiz bir sistemsizlik sistem olur. İstim üzerinde geçen uzun yıllardan sonra istiflenen eylemsel pratik de tersine işlemeye başlar. Ve demokrasiyi yaşama, yaşatma ve yayma hevesi zedelenir.

Bu arada rol modeller de bir çırpıda çark ederek statükocu mekanizmanın güdümüne girer...

Böylece bir sonraki rol model durağı iyice belirsizleşir. Bu aykırı gidişte siyaset kompartımanından insen ne çare, binsen ne çare. Düşülür ve gaye oyundan çıkmak olmasa da tek perdelik oyun zaten bozulur. Ve ölmedikçe rol model çukuru en lazım olanlara dahi çıkış izni vermez. Tarih rol model siyasetini siler, kusar ve gömer...

Yani siyaseti siyaset gibi hayatına katmayanlar asla makul sayılamayacak hatalar girdabında siyasi entrikalar dolabında havasız kalırlar. Cılız bahanelerle günü kurtarma çabaları da güven aldatmacasını tetikler. Siyasi hayat çapraşık çırpınaşlarla tek celselik duruşmaya döner. Zaten güven kaybı bir kez yaşandı mı siyaset yama tutmaz. Ve siyaset tutkusu kronik bir rahatsızlığa evrilir.

Evvel emirde, işleyen kronoloji uyarınca siyasi hayat sonsuz evrenden alacaklarını bir bir tahsil etmeye başlar. Tarihi tahsilat başlayınca ilk önce rol model siyasetin kültleri ve rol model sayılanlar ödeme kuyruğuna girmelidir.

Ancak ara ki bulasın...

Hiç yorum yok: