2 Şubat 2019 Cumartesi

AMPULE ‘AKKOR TELİ’ YERLEŞTİREN ADAM; TOM…


 
Dünya onu elektriği ve ampulü bulan deha diye tanıyor ve biliyor. Oysa Tom, akkor telinin mucidi. Işık telini arayan adam. Işık saçan teli ampulün içine yerleştiren dahi. Uzun direklere yerleştirilmiş ‘camdan yapılmış küçük şeylerin’ düğme çevrilince yanmasını sağlayan şahıs. Ampullerin teker teker karanlığı aydınlatmasının yaratıcısı. Bilinenin aksine ampulü değil ilk uzun ömürlü ‘akkor flamanlı ampulü’ bulandı. Yani ampulü geliştirendi. Ampule ‘akkor teli’ yerleştiren adamdı; Tom…
 
Akla geldik gelmedik, bambaşka parlak fikirler ve bin küsur icadın babası. Patent cambazıydı; Edison...
 
Belki de gelmiş geçmiş en çalışkan Bilim İnsanıydı, Thomas Edison. Seksen dört yıllık ömrünü bilime adamış yüzyılın dâhilerindendi. Son nefesine kadar yaşamıyla, yaptıklarıyla, bulduklarıyla, icatlarıyla, gelecek nesillere öğretici bir rol de üstlendi. Fizikçiydi. Kimyacıydı. Telgrafçıydı. Girişimciydi. Sağırdı…
 
Tom'un ilk mesleği gazetecilikti. Daha çocuk yaşta hayata atıldı. Tren kompartımanlarında gazete sattı. On beş yaşında boş bir yük vagonuna kurduğu eski bozuk bir baskı makinesi ile kendi gazetesini çıkardı. Haberler yazdı, dizgisini yaptı, tek sayfa bastı ve sattı. Edison Bey titrına bu gazetecilik sayesinde erişti.
 
Sonra telgrafçılık yaptı. On altı yaşındayken ilk icadını gerçekleştirdi. Telgrafçı ofiste yokken mesajları kaydeden cihazı yaptı. Peşinden dört telgrafı aynı anda çekenini. Ve diğerlerini…
 
Patentini aldığı ilk icat ise elinde patladı. Elektrikli oy kullanma ve sayım makinesini politikacılara satamadı. Politikacıları tüm pazarlama maharetine rağmen tavlayamadı. Emeği, enerjisi ve parası boşa gitti. Beş parasız kaldığı bu olaydan sonra bir daha satamadığı bir şey icat etmedi.
 
Ve ‘genç mucit’ lakabıyla beş parasız başkente göçtü. Tesadüfleri değerlendirerek ününü pekiştirdi. Daha yirmi beş yaşında resmen icat fabrikasını icat etti…
 
Ekip çalışması yapacak ve yenilikleri yaratacak fabrikayı kurdu. Bu Kollektif çalışma ortamı sayesinde fonografı buldu. Sinema cihazları yaptı. Telgraf aletlerini geliştirdi. Fotokopi makinesinin babası elektrikli kopya kalemini icat etti. İlk konuşan bebeği bile. Birbirinden farklı tam 1093 icatla bilim dünyasına katkı sağladı.
 
Dünya da en bilineni ise elektriği evlerin içine sokulmasına yarayan ampulü yapması ve geliştirmesiydi…
 
Dünyada ampulü bulan adam diye bilinmesi ve tanınması bir yanılgıdır. Aslında durum şudur;
 
Tom, WW'in yaptığı beş yüz mum gücünde ark lambasından etkilenmiş, kendini daha güvenli ve daha ucuz yeni bir elektrik ampulünü geliştirmeye vermiştir. Aylar boyunca flaman olarak kullanabileceği bir metal tel yapmaya uğraşmış ve sonunda yüksek voltajlı elektrik üreteçlerinden elde ettiği akımla çalışan ‘karbon flamanlı elektrik ampulü’nü icat etmiştir. Yani oksijenle yanan elektrik arkı yerine havası boşaltılmış bir ampulden ışık yayan ve düşük akımla çalışan bir ampul tasarısını hayata geçirmeyi başarmıştır.
 
Ve başkentin cadde ve sokakları üç yıl sonra bu ampullerle aydınlatılmaya başlanmıştır…
 
Mucitlerin kralı ömrünce yangınlarla boğuştu. Diğer mucitlerin önün geçmek için yarış da tutturdu. İflas da etti. Ama her seferinde yeniden dirildi. Dirildi çünkü akıllı bir iş adamıydı. Durmadı eskilerinin gelirleriyle, hep yenileri icat etti. Sivrildi. Servet kazandı. Tüm kazandığını yine hep deneylere harcadı.
 
Tom Edison buluşları ile dünyayı değiştiren adamdır dedirtti. Projeleri bitmeyen bir dahi, modern dünyanın kurulmasının da öncülerindendi. Ömrü boyunca Doğanın sırlarını bulmaya adanmış bir ömrü sonuna dek çalışarak yaşadı. Daima ‘düşünen insan, üretir’ dedi.
 
Ama ‘insanların yüzde beşi düşünür, yüzde onu düşündüğünü sanır, yüzde seksen beşi ise düşünmektense ölmeyi yeğler’ demeyi de ihmal etmedi.
 
Kıssadan hisse Tom yaşarken ölmekten ise yaşamayı, can verdikten sonraysa ölümsüzlüğü seçti.
 
Büyük mucit; ‘her başarılı işin yüzde biri ilham, yüzde doksan dokuzu emek ve alın teridir’ diyerek tarihe not düştü. Orijinal icatların yanı sıra eski icatlaɾın geliştiɾilmesi için kendi idaresinde emek harcayan yüzleɾce, binlerce işçiyi, beyaz yakalıyı ve çalışanını yok saymadı.
 
Tom, öldüğünde yaşadığı kentte ‘karbon flamanlı elektrik ampulleri’ bir dakikalığına söndürüldü…
 

Hiç yorum yok: