16 Eylül 2013 Pazartesi

OKUL ZİLLERİ ÇALDI…

OKUL ZİLLERİ ÇALDI…

Ziller okula yeni başlayanlar için geçen hafta çalmıştı. Bu hafta başı ise öğrencilerin tümüne yaz tatili bitmiş oldu. Ve 2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı için ülkede ders başı yapıldı…

Böylece yaklaşık 3 milyonun üstünde çocuğumuz bir hafta önce ilk defa derslik sıralarına oturmuştu. Bu gün itibariyle diğerleri de sabah çalan zillerle okullarına koştular. Toplamda, anaokulu, ilk ve ortaöğretimde yaklaşık 17 milyonun üstünde öğrencisi ile genç ve diri, koskoca başka bir ülke Türkiye…

Ülkenin dört bir yanında yaklaşık 70.000 okulda, 17 milyon öğrenci, 14.000 müdür, 3.500 müdür başyardımcısı, 40.000 müdür yardımcısı olmak üzere toplamda 800 binin üzerinde öğretmenimizle dönüyor eğitim öğretim çarkımız. Geleceğin siyasileri, ekonomistleri, bilim adamları, öğretmenleri, doktorları, mühendisleri, avukatları, hemşireleri ve her meslekten temsilcileri zorlu yarışa  öğretmenleri ile birlikte start verdiler bu sene de.

Bol emek ve parayla karışık inanılmaz eğitim olanaklarının sunulduğu veya hakkınca sunulamadığı bir eğitim dönemi daha yaşayacağız anlaşılan. Üstelik 25 yaşına kadar sürdürecekleri eğitim yarışına 5 yaşında başlayan çocuklar var. Allah ailelere ve öğrencilere kolaylık versin. Çocuklarımız ilk baştaki okul korkusunu yenseler bile, sınavlarla ağırlaşacak yıllarca üzerlerine çökecek bu korkuyla boğuşmak zorunda kalacaklar bu süreçte. Sağlığa zararlı ucuz kırtasiye ve oyuncaklar, okul çevresinde satılan yiyecekler, okul kapılarındaki önlenemez mahalli riskler de ayrı bir korku sinsilesi, öğrenciler ve aileleri için.

Ebeveynler, aileler merkezi kayıta rağmen, kayıt paralarını bütçelerine göre ödeyerek yavrularını istedikleri okula aldırdılar. Çarşı pazar dolaşarak çocuklarını 2013-2014 dönemine tepeden tırnağa hazırladılar. Çok yakında karşılaşacakları yıllık eğitim aidatlarını da ödemeye bu şekilde gönüllü oldular.

Öğretmenlerimiz de asla bitmeyen hep ayni kalan eğitimci heyecanıyla öğrencilerinin elinden tuttular, sevgi yumağı oluştu ve yeni öğretim dönemi başladı...

Ancak hükümetin öğretmenlerimizin de hayatlarına bir göz atıp mevcut duruma iyileştirme yapması şart. Devlet baba öğretmenleri sahipsiz bir başına bırakmamalıdır. Yoksa öğrenciler sahipsiz kalır. Ayrıca birçok mesleki alandaki  mağduriyetle birlikte yeni başlayacak öğretmen adaylarının da, atama bekleyen öğretmenlerin de mağduriyeti giderilmelidir.

Yıllar evvel ortada, lisede okul boykotlarında, okul boykotçusu, forumcusu ve işgalcisi olup, Selimiye Kışlası’na gönderilmekten son anda kurtulan, hasbel kader üniversiteye gidebilen bir zaman yolcusundan, nihayet kızını ilkokula başlatan bir veli konumuna erişerek çarkın içine girdik yeniden. Hakkımızda hayırlısı...

Asla Okul zilleri susmasın, çaldıkça kendimize gelelim, hiç ama hiç çocuk cıvıltıları eksilmesin duydukça geçmişi analım. Çünkü her alanda olduğu gibi eğitimde fırsat eşitliğini de bu sayede usanmadan korkmadan dile getirebileceğiz ve mücadeleye devam diyebileceğiz.

Son söz; 2013-2014 eğitim öğretim yılının ezbercilikten uzak, anlayıp öğrenme düzeyinde bir standardı tutturması dileğimizle…      

Hiç yorum yok: