27 Temmuz 2026 Pazartesi

YENİ PARTİ' İÇİN PROVA

 YENİ PARTİ' İÇİN PROVA


Eskiyi geride, butlanist gericilere bıraktık ve artık 'Yeni Parti'liyiz dedik. Eskinin esirliğinden kurtulunca 'Yeni Parti' için prova yazıların ilkine başladık. Makalemiz karmakarışık olsa da dilek ve temenni bağlamında değerlendirilmeli...


Şimdi sadece partinin adı 'yeni' olmamalı. Özellikle siyaset yapma biçimi ve örgüt modeli de çağın gerektirdiği şekilde 'yeni' olmalı. Geleneksel örgüt modelinin ilerisinde bir yapı konuşlandırılmalı. Konum koruma derdiyle siyasi vesayet asla üst yönetimlere bırakılmamalı. Demokratik bir program ve tüzükle partide emeğe bağlı yükselme her aşamada korunmalı. Özellikle, öncelikli hedefe kimlerle, hangi örgüt yapısıyla ve nasıl bir iktidar anlayışıyla yürüneceği nitelik kıstasına bağlanmalı. Nicelik hevesiyle ülkede yeniden demokrasiyi tesis edecek 'Yeni Parti', kesinlikle parti içi demokratik yapılanmasını merkezi vesayete bırakmamalı. Yönetsel üçleme temsil, karar ve yürütme  dengesi ortak akılla kurulmalı...


Yeni program ve tüzük bilimsel akılla hazırlanırken çatışma yaratabilecek,  topluma hitabı negatif etkileyecek ayrıntıların üzeri silinmeli. Karanlık çağı ışıtacak, temel çelişkileri giderecek özgürlükçü politikalar, en başta örgütsel düzlemde özümsenmeli...


Bu nedenle 'Yeni Parti' eskisinden ileri bir sosyal program ortaya koymalı. Toplum katmanlarının özgürce katılacağı demokratik bir ülke tanımlamalı. Halka doğruları yansıtacak yeni bir yönetim modeli kurumlandırmalı.   Klasik siyasi parti yönetimleri gibi sisteme ciddi eleştiri yapanlardan kaçılmamalı.


Ayrıca 'Yeni Parti' demokratik temsili teslimiyet ve örgütsel dinamiği dirayet kıstaslarına bağlamamalı. Diğer yandan 

'Yeni Parti' partilileri demokratik haklarını asla merkez yönetim tercihlerine bırakmamalı... 


Demokratik yöntemlerin sırf tüzükte yer almasının yetmezliği bilinciyle bizzat tanınmasına ve uygulanmasına çaba gösterilmeli. Çünkü parti içi demokrasi iktidara yürüyüşün ilk adımıdır. Böylece 'Yeni Parti’ halkın kendi kaderine kendisinin yön verebileceğini kanıtlar. Anca bu tavırla demokratik ve katılımcı bir modeli diriltilir. Böylece bir ve diri olmak gerçekleşir, dirlik getirir...

  

Yerelden genele 'Yeni Parti' yönetimlerinin birincil işlevi doğrudan adaylar belirleme ve bu konuda merkeze kati

yetki devri olmamalı. Olursa

şeffaf yönetim tarzı zedelenir. Hesap verebilme zorlaşır. Hatta ciddi eleştiri yapanlar  ve muhalif tavır yine budanır. Yönetsel yapının biçimlenmesi kısır ve kısıtlı çerçevede kalır. Yani yine örgütsel rekabeti merkezi yönetim belirler ve denetler...


Yeni yüzlerin siyasete katılımı, 'Yeni Parti’nin kararlı duruşuna ve Genel Başkan'ın toparlayıcı tutumuna endeksli. Ayrıca siyaseti ve toplumu dizayn edecek yeni  projeler geliştirilmesi gerekli. İvedilikle yenilikçi politika üretimi gerekli.


Gerekli çünkü 'Yeni Parti'nin iktidara yürürken prova yapma lüksü yok...

23 Temmuz 2026 Perşembe

KUR ‘YENİ PARTİ’ KURTUL OLMASIN…

 KUR ‘YENİ PARTİ’ KURTUL OLMASIN…


Halkı sorgusuz sualsiz kendi safına çekecek güç olmak, reel siyasetin temel hedefidir. Hele ki güç yaratma dayanağı özellikle halk olunca kurulu, kurumlu partilerin iktidarı ele geçirmesi kaçınılmazdır. Ancak bu iktidardaki erk değişimi partisine göre değişir. Bazen uygun görülmez. O zaman büyük sermaye, tıpkı son yaşananlar gibi yerli işbirlikçilerini parti içinden veya dışından, yasa kanun tanımadan hemen devreye sokar. İktidara yürüyen mevcut partiyle parçalanması hızlandırılır. İki parçalı partiyle iktidar hayal olduğundan hep bu oyun oynanır. Bu arada hemen yeni parti veya partiler kurulur ama siyasi trafik onların özgürlüğünü tırpanlamak ve cılızlaştırmak üzere işler…


Tam zirve yakalanacak tam da böyle oldu yine. Uzaktan kumandalı siyasetin ‘Kurgu Kuklaları’ uyduruk yöntemlerle başa getirildi. Kolay güç zehirlenmesi yaşayan bürotipler seçildi. Çünkü bunlar kumpasın arkasında ne yatarsa yatsın, araştırmaz. Bilse de önemsemez. Bunlar için politik güç olma uğruna hangi ödünler ve sözlerin verildiğinin de hiç değeri yoktur. Yani iş nereye dayanırsa dayansın fark etmez...


Emanete ve geleneğe ihanetçi ‘Kılıç Kalkan’ ekibi direktifler doğrultusunda umursamazca doğramaya başlar. Amaç egemenlerin istediği parti olmak ve çok sınanmış bağımlı partilileri, hedefsiz kalacak millete kabul ettirmektir. Bunun için geçmişi ne ki geleceği ne olsuna, neden sonuç ilişkisine, oluruna olmazına asla bakılmaz. Ölümcül riskler gözden geçirilmez. Kazandıran bahis sadece güç tarzlarından birine yığılma ve egemen güce hizmettir…  


Karakapitalin kurumlandırdığı, konuşlandırdığı ada ve etrafına güven yaratmadır bahse konu. Zaten kurulu sisteme sermaye aktarımında ‘Kullanılan Kuklalar’ın ipi kimde, kimin gizli eli, kimin oyuncağı, olunacağı, hangi politik gücün denetiminde ağın genişleyeceği katiyyen önemsenmez. Büyük sermaye bilir bilir gereğini yapar. Gereksizler de onar. Çünkü her zaman güç devşirmesi ve güç göçermesi hangi parti ile sağlanacak pentagon planlarında bellidir. Yani siyasal arena sembolik sermaye ve sembolik parti veya silik sinik partilerle şekillendirilir.


Ayrıca halka rağmen yürümeyeceği görülen her periyotta, her ekonomik tıkanmada düğmeye basılır. Eskisinden kötü yeni dönem başlatılır. Anında eski ve yeni politik tipler, suni kamuoyu oluşturma, gerçekçi medya algısıyla oynama, sıfırdan referans güncelleme, ite köpeğe itibar kazandırma, varolan istikrar ve istatistiği bozma çerçevesinde etkili yetkili kılınır. Hatta ‘Karga Koku’ konumundakiler bile bilgeler katına yükseltilir. Bunların vaktiyle geleceği ‘Karartan Kaypaklar” olduğuna bakılmadan, günü kotaracak ‘Karanlıkçı Kolpanlar’ havasına sokulur. Sonuç siyaseten kol koparan, kafa koparan hava civa işlerdir...


Halka rağmen halk siyaseti yaptığını sanan bu utanmaz, arlanmaz butlanoğlanlar ‘Baba Partisi’nde on yılların emeği aktif, pasif ne kadar kazanım varsa devlete sildirmeyi kendilerine hak görürler. Edevlet bile tırpan yer.  Hain kumpas anlaşılır gibi değil. Bu incelikli ama elim eliminasyon hangi üst aklın verdiği ev ödevidir ki saniye sektirilmez.


Ne yazık ki, on yıllarca peşinde koşulan, devlet kuran devletin özel kurumu farz edilen asırlık Parti öldürüldü. Devletin içinden bir grup, büyük sermaye aracısı işlevi gören tipler ve siyasetin kısa ömürlü ama bol kazanan tipitipleri iş birliği yapar. Maktulü belli celladı da bellidir. Bu mutlak butlancılar asla toplum desteği bulamazlar, evrensel karanlık güce hizmete devam ederler. Zaten yılların doğrultusu aynı, benzer yanlışa gömülme ve siyaset mezarlığı…


Evet çokuluslu sermaye faşizan bir süreç dayatıyor ama bu kez tutmaz. Tutmayacak. Çünkü kendi partisinde mağdur olanlar, mağdur kesimleri arkasına katarak, egemen güçlerin tekerine illa ki çomak sokar. Sistemin kirli, paslı ve kanlı çarkına çark edenlere üç nokta koyar. Ve hâkim güçlerin tersine ve zıddına radikal politika üretecek, politika yapacak ‘Yeni Parti’ dirençli bir temel üzerine inşa edilir.  Yani günü gelip çattı.


Kurulacak ‘Yeni Parti’ tarihsel bir gereklilik, vazgeçilmez bir durum. Politik şemanın veya küresel güçler aygıtının egemenliğini sürdürmesini artık bu ‘Yeni Parti’ sonlandırmalı. Durum ve hedef budur. Bu olmalıdır çünkü durum günü kurtarma değil gün kötü durumu kurtarmaktır. Eski model usullerle, tutucu siyasetin azalan popülaritesini yenilemek güncellemek için değil ki evladiyelik kopuş. Olmamalıdır da. 


Peki ne ve nasıl olmalıdır? Millet yararına güç yaratmayı engelleyenlerin, egemen güce boyun eğenlerin, reformist akımların önünü kesenlerin hesabını dürecek bir parti olmalıdır, ‘Yeni Parti’. Yani iyice puslanan siyasi havayı değiştirmek, son sürat uçuruma giden ülkeyi kurtarmak üzere kurulmalıdır ‘Yeni Parti’. 


Sol tahlilde, kur yeni partiyi, eskisinden kurtul, yeni makama kurul ve keyfine bak olmamalıdır bu kutlu siyasal yürüyüşün öncelikli amacı. Özel uyarılara da uyulmalıdır ayrıca. Öyle bilmem kaç kilometre lafta demokrasi yürüyüşü yapan bilmem nelerle özdeşleşen küçük bir adım dahi atılmamalıdır artık. Asla ve kata. Çünkü bu halk yeni eski bakmaz ve affetmez… 


Çünkü neden ‘Baba Partisi’ni içi yanarak geride bırakanlar ‘Yeni Parti’li olduktan sonra kesinlikle anlık yalpalayanın, yalandan sendeleyenin, milim eğilenin gözünün yaşına bakmaz.


Bakmasın da bakmayız…

7 Temmuz 2026 Salı

YAŞA 'LES DIABLES ROUGES'

 YAŞA 'LES DIABLES ROUGES'


Yaşa başa bakmadan, başlıkta kullanılan 'les diables rouges' ibaresi, başta siyasi makale izlenimi verebilir. İncelemeden öyleyse de kesin sondaj yapıldığında anlaşılır ki hiç de öyle değil. İrdelenen konu, savruk siyasetin uğultulu tepelerinde fitbola uğursuzluk sokma kalkışmasının şekli. Turnuvaların şeklini şemalini bozma girişiminden çekinmeyen sokma akıllı ceza aklamacıları. Bunların topunun kendi stadyumlarında dön baba dört çarpılması. Yani bilinen adıyla 'kırmızı şeytanlar'ın çeyrek rauntta zafere kaçış güncellemesi. Kirletilmeye çalışılan fitbolun adaleti güzellemesi...


Son günlerde sanata, mizaha, muhalefete, ekonomiye, eleştiriye, özeleştiriye ve hatta spora saraysosu destekli fos siyaset fetbazlığı boca ediliyor. Fitbol dünyasında özel, özerk ve federatif akımların boğulduğu sığ denizler yaratılmak isteniyor. Bozulan şahsi çıkarlar çerçevesinde, fitbolun milli dünyalar kapışmasında bile çirkin uygulamalarla kamplaşılıyor...


Bu ucuza mal kampanyasının son versiyonunda, yüz karası fekfinfon Cinconi İnfanttino ile evrene başbelası fikfukfon Donalt Turup kırmızılı hattan görüşüyor. Kısa konuşmada öirkin teklif veya ahlaksız talep doğrultusunda anlaşmaya varılıyor...


Cinconi İnfanttino, 'cin olmadan şeytan çarpmak' için küçük harflerle fifa'nın bağımsız yargı organlarını konuyla ilgilenmeye  çağırıyor. Donalt Turup

malum ricacı olarak şükranlarını sunuyor. Yani hem kel hem fodullar formaliteyi yerine getiriyor.


Başkanlık forslu meselenin halli için yeşil sahada cereyan eden aşil tendonu kazası oval ofis dayatısıyla yuvarlak masaya yatırılıyor. Hukuki süreç, yetkili kurul kararları aynen zıvaynen. Açılımlar açıklamalar, bağlamalar bağlantılar, yağlamalar yanlamalar tıpkı turpun büyüğü sepette meselesi gibi alaturka. Sistemin böylesine garip işletilişi hiç bir zaman savunulur metod değil. Turnuva katılımcıları açısından bakıldığında ise uluorta cereyan eden büyük utanç ve tastamam ilkesizlik...


Uzaktan kumandalı fifa diziplin kurulunun fitbolcu Faloren Balıgün kararı yarınlar fitbolunun egemen siyaset tarafından dizaynının tek renk fotoğrafı. Bu şaşırtcı af kararı fikir zikir  şeyiyle, falan felmekan tarafından şerh koyulası bir karar. Özellikle çalan son düdükle özerkliğin bitiş resitaline üç nokta...


Konunun diğer tarafı olan 'Kırmızı şeytanlar' rakibi amorika'nın lafta en önemli oyuncusunun maça bir kala ihraç cezasının  ertelenmesine itiraz etti. Başvuruları reddedildi. Resmiyette fifa köleleri milliyetler Faloren'in affedilmesine göz yumdular.  Sinsi darbeci Donalt Turup'un fitbola müdahalesine bir tek Kulemans'lı kudretli kadroya dönüşen 'Kırmızı şeytanlar' dur dedi. Sahaya çıkan fitbolcuların her biri 'kule mans' idi. Yani 'kırmızı şeytanlar geri durmadı' ve fitbolik fetbazlık feleğin çemberine hapsoldu.


Bu maç skorundan öte fitbol öncüllerine, özel ders kıvamında bir maçtı. Sabahın kör vaktinde birbuçuk saatte salt 'kırmızı şeytanlar' değil, fitbol dünyası kazandı. Dünyalı fitbolseverler kazandı. Kımıl canlısı fekfinfon Cinconi İnfanttino ile fikfukfon Donalt Turup ise kaybetti.


Fitbol işte böyle oyunbozan bir oyun. Dünyanın en adaletli oyunu. Onurla mücadele eden 'kızıl şeytanlar' ise bu oyunun şahı. Yaşa 'les diables rouges' yaşa. Fitbol tarihi bu onurlu karşı koyuşu altın harflerle yazacak...